ABTTF Başkanı: “Yunanistan’ın UPR incelemesi öncesinde yayımlanan BM paydaş raporunda Türk kimliğimiz, örgütlenme özgürlüğümüz, eğitim ve dini özerkliğimiz ile nefret söylemi gibi temel sorunlarımızın yer alması çok önemli. BM’ye sunduğumuz kapsamlı katkının rapora doğrudan yansımasını, uzun soluklu uluslararası çalışmalarımızın somut bir sonucu olarak görüyoruz.”
Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR), Yunanistan’ın dördüncü Evrensel Periyodik İnceleme (UPR) döngüsü kapsamında sivil toplum kuruluşları ve diğer paydaşlar tarafından sunulan katkıların özetini yayımladı.
Yunanistan’ın insan hakları durumuna ilişkin 25 paydaşın sunduğu bilgiler ve tavsiyelerinin özetlendiği raporda Batı Trakya Türk Azınlığı’nın sorunlarına ilişkin olarak ABTTF’nin görüş ve tavsiyelerine geniş biçimde yer verilirken ABTTF’nin 2025 yılında üyesi olduğu Avrupa Dil Eşitliği Ağı’nın (European Language Equality Network-ELEN) katkısındaki Batı Trakya Türk Azınlığı’na ilişkin tespit ve tavsiyeler de rapora yansıdı.
ABTTF’nin görüş ve tavsiyeleri BM raporunda
Yunanistan’ın dördüncü UPR döngüsündeki insan hakları sicili, 2-13 Kasım 2026 tarihlerinde Cenevre’de gerçekleştirilecek UPR Çalışma Grubu’nun 53. oturumunda incelenecek.
ABTTF, Yunanistan’ın dördüncü UPR döngüsü kapsamında BM’ye Mart 2026’da sunduğu kapsamlı katkıda Batı Trakya Türk Azınlığı’nın temel sorunlarını ve bunların çözümüne yönelik tavsiyelerini UPR mekanizmasının gündemine taşımıştı.
OHCHR’nin paydaş raporunda “Yerli Halklar ve Azınlıklar” başlığı altındaki 22-25. paragraflarında ABTTF’nin görüş ve tavsiyelerine doğrudan atıfta bulunuluyor.
Raporda ABTTF’ye atıfla Yunanistan’ın 1923 Lozan Antlaşması’ndaki “Müslüman azınlık” tanımını gerekçe göstererek Batı Trakya’daki Türk Azınlığı’nın Türk kimliğini reddettiği ve siyasette ve medyada Türk toplumuna yönelik nefret söylemi bulunduğu aktarılıyor. ABTTF’nin Yunanistan’a Batı Trakya Türk Azınlığı’nın Türk kimliğini tanıması ile dernek kurma özgürlüğünü güvence altına alması ve ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarını gecikmeksizin, tam ve istisnasız biçimde uygulaması yönündeki tavsiyesi BM raporuna alındı.
Eğitim alanında ABTTF’nin Türk ilkokullarının geçici olarak askıya alınması ve ardından kalıcı olarak kapatılmasının sistematik bir ayrımcılık aracına dönüştüğü yönündeki görüşüne BM raporunda yer veriliyor. ABTTF’nin eğitim özerkliğinin yeniden tesis edilmesi, Türk okullarına ilişkin kararların özerk statü uyarınca topluma geri verilmesi ve anadilde eğitim dahil eğitim haklarına tam olarak saygı gösterilmesi yönündeki tavsiyeleri de paydaş raporunda yer buluyor.
Dini özerklik konusunda ise ABTTF’nin Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dini işlerine devletin müdahalesine son verilmesi, seçilmiş müftülerin tanınması, 4964/2022 sayılı yasanın yürürlükten kaldırılması ve müftülüklerin işleyişinin Azınlık’ın kendisi tarafından belirlenmesi yönündeki tavsiyeleri de raporda yer alıyor.
ELEN’den Türk kimliği ve Türkçe eğitim konusunda tavsiyeler
ABTTF’nin 2025’te üyesi olduğu ve ABTTF’nin organizasyonu ile Mayıs 2025’te Batı Trakya’yı ziyaret eden ELEN de Yunanistan’ın dördüncü UPR incelemesine sunduğu katkıda Batı Trakya Türk Azınlığı’nın sorunlarına geniş biçimde yer veriyor, BM paydaş raporunda ELEN’in Batı Trakya Türklerinin sorunlarına yönelik görüşleri de yer buluyor.
BM’ye sunduğu katkıda ELEN, Yunanistan’a Batı Trakya’daki Türk Azınlığı’nın etnik Türk kimliğini tanıması, eğitim haklarına tam olarak saygı göstermesi, Türkçe eğitim ve kaliteli eğitime erişimi güvence altına alması ve Türk Azınlık’ın kendi okullarını kurup yönetebilmesini sağlaması tavsiyesinde bulunmuştu. ELEN ayrıca Türk okullarındaki encümenlerin yetkilerinin Yunan makamlarınca giderek sınırlandırıldığını da kaydemişti.
UPR paydaş raporunda ELEN’in ulusal ve dilsel azınlıklara mensup kişilere yönelik karalama, damgalama ve nefret söyleminin tam olarak soruşturulması ve yasaklanması yönündeki tavsiyesine de yer veriliyor. ELEN ayrıca Yunanistan’ın Avrupa Bölgesel veya Azınlık Dilleri Şartı ile Ulusal Azınlıkların Korunmasına İlişkin Çerçeve Sözleşme’yi tüm ulusal ve dilsel azınlıklar bakımından ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ayrımcılığın genel olarak yasaklanmasına ilişkin 12 No’lu Protokolü’nü onaylamasını tavsiye ediyor.
Yunanistan’ın UPR incelemesine bireysel paydaş katkısı sunan kuruluşlar arasında İstanbul merkezli Yeryüzü Avukatları Derneği (WOLAS)’nin Batı Trakya Türk Azınlığı’na ilişkin bazı tavsiyeleri de paydaş raporunda yer alıyor.
Konuya ilişkin olarak ABTTF Başkanı Halit Habip Oğlu, “Yunanistan’ın 2 Kasım’daki UPR incelemesi öncesinde yayımlanan BM paydaş raporunda Türk kimliğimiz, örgütlenme özgürlüğümüz, eğitim ve dini özerkliğimiz ile nefret söylemi gibi temel sorunlarımızın yer alması çok önemli. BM’ye sunduğumuz kapsamlı katkının rapora doğrudan yansımasını, uzun soluklu uluslararası çalışmalarımızın somut bir sonucu olarak görüyoruz. İnceleme sürecinde Batı Trakya Türk Azınlığı’nın sesi olmaya devam edeceğiz.” dedi.
*Fotoğraf: www.anadoluimages.com