ABTTF, BTAYTD ve DEB Partisi’nin ortaklaşa sunduğu karar ile Yunanistan’a Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dini özerkliğini yeniden tesis etme ve kendi dini liderlerini seçme hakkına saygı gösterme çağrısı yapıldı.
Batı Trakya Türk Azınlığı’nı temsilen Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF), Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği (BTAYTD) ve Dostluk Eşitlik Barış (DEB) Partisi, 17-20 Eylül 2026 tarihlerinde Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de düzenlenen Avrupa Milletleri Federal Birliği’nin (FUEN) 70. yıllık kongresine katıldı.
Batı Trakya Türk Azınlığı’nı temsilen kongreye ABTTF’den Başkan Halit Habip Oğlu, Başkan Yardımcıları Nabi İbrahimcik ve Mustafa Kasap ile Uluslararası İlişkiler Direktörü Melek Kırmacı; BTAYTD’den İnsan Hakları Uzmanı Dr. Pervin Hayrullah; DEB Partisi’nden Avrupa Hür İttifakı(EFA) Genel Başkan Yardımcısı Kerem Abdurahimoğlu katıldılar.
Finlandiya’daki İsveççe konuşan azınlığın temsil organı Folktinget’in ev sahipliğinde düzenlenen kongrenin resmi açılışında Helsinki Belediye Başkanı Daniel Sazonov, Folktinget Başkanı ve Finlandiya Milletvekili Henrik Wickström ile FUEN Başkanı Olivia Schubert konuştu. Kongrede kamu yayıncılığında azınlık dilleri, sağlık ve sosyal hizmetlerde dil hakları ile azınlık dillerine dijital ortamda sınır ötesi erişimin önündeki engeller ele alındı.
Kongre çerçevesinde gerçekleştirilen FUEN çalışma grubu toplantılarında Türk Azınlıkları/Toplulukları Çalışma Grubu (TAG) da bir araya gelerek Avrupa’daki Türk azınlık ve topluluklarının güncel sorunlarını değerlendirdi.
Batı Trakya Türk Azınlığı heyeti ayrıca İsveççe ilköğretim ve ortaöğretim düzeyinde eğitim veren Mattlidens Okulu’na gerçekleştirilen çalışma ziyaretine katılarak okulun işleyişi, müfredatı ve eğitim modeli hakkında bilgi aldı.
Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dini özerkliği FUEN gündeminde
Kongrenin üçüncü gününde gerçekleştirilen FUEN Delegeler Kurulu’nda ABTTF, BTAYTD ve DEB Partisi’nin ortaklaşa sunduğu “Batı Trakya Türk Azınlığı’nın Dini Özerkliğine Süregelen Müdahale ve Din Özgürlüğü İhlalleri” başlıklı karar tasarısı oylanarak kabul edildi.
Kararda, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dini statüsü ve haklarının 1913 Atina Antlaşması ve 1923 Lozan Antlaşması ile güvence altına alındığı, bu çerçevede Azınlığın kendi dini liderleri olan müftüleri seçme ve dini kurumlarını yönetme hakkına sahip olduğu kaydedildi.
1991’den bu yana müftülerin devlet tarafından atandığına dikkat çekilen kararda, 4964/2022 sayılı yasa ile müftülüklerin Eğitim, Din İşleri ve Spor Bakanlığına bağlı kamu hizmetlerine dönüştürüldüğü belirtildi. 2026 yılında Dimetoka’ya müftü atanması ile İskeçe ve Gümülcine’de yeni müftülerin belirlenmesine yönelik süreçlerin başlatıldığı kaydedilerek, bu uygulamaların Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dini özerkliği ve kendi dini liderlerini seçme hakkıyla bağdaşmadığı ifade edildi.
Kararda ayrıca Yunanistan’daki Ortodoks, Katolik, Yahudi, Ermeni Apostolik ve Evanjelik dini toplulukların kendi dini liderlerini seçme hakkına sahip oldukları, buna karşılık Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dini kurumlarının devlet kontrolü altında tutulduğu belirtilerek eşitlik ve ayrımcılık yasağı ilkelerine dikkat çekildi.
İskeçe’de 11 Ekim 2024’te cuma namazı sırasında Çınar Camii’nde yaşanan olaylara da yer verilen kararda, daha sonra açılan davada dört Batı Trakya Türkü’nün 17 ay hapis cezasına çarptırıldığı kaydedildi.
FUEN Delegeler Kurulu kabul ettiği kararla Yunanistan’a, Batı Trakya Türk Azınlığı’na ülkedeki diğer dini topluluklarla aynı dini özerkliği ve kendi dini liderlerini seçme hakkını tanıma, devlet tarafından atanan müftü uygulamasına son verme, Azınlığın dini özerkliğini yeniden tesis etme ve dini kurumları ile dini yaşamına ilişkin konularda seçilmiş temsilcilerini tanıma ve onlara saygı gösterme çağrısında bulundu.
Rodos ve İstanköy Türklerinin haklarına ilişkin karar da kabul edildi
FUEN Delegeler Kurulu’nda Rodos, İstanköy ve On İki Ada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği’nin (ROİSDER) sunduğu “Rodos ve İstanköy’deki Türk Azınlığın Haklarının Korunması” başlıklı karar tasarısı da oylanarak kabul edildi.
Kararda Yunanistan’a Rodos ve İstanköy Türklerinin etnik kimliklerini özgürce ifade etme ve örgütlenme haklarını tanıma, Türkçe ve Yunanca eğitim veren iki dilli okulların açılmasına izin verme, dini özerkliklerine ve kendi dini liderlerini seçme haklarına saygı gösterme, vakıflarının yönetimini kendilerinin belirlemesini sağlama ve Türk kültürel mirası ile tarihi eserlerini koruma çağrısında bulunuldu. Yunan makamlarından ayrıca Rodos ve İstanköy Türklerinin uzun süredir devam eden sorunlarının çözümü için temsilcileriyle diyalog kurması istendi.