ABTTF Başkanı: “Yunanistan’da isminde Pomak, Roman ya da Ermeni ifadelerini taşıyan dernekler faaliyet gösteriyorken isminde ‘Türk’ ve ‘Makedon’ ifadelerini taşıyan derneklere izin verilmemesi açık bir çifte standarttır. AİHM kararları tavsiye değil, Yunanistan açısından bağlayıcıdır. Yunanistan bu kararları eksiksiz ve gecikmeksizin uygulamalı, dernek kurma özgürlüğündeki seçici ve ayrımcı uygulamaya son vermelidir”.
Yunanistan’daki “Makedon Dili Merkezi”nin hukuki statüsüne ilişkin olarak 21 Eylül 2026’da Yunanistan Yargıtayı’nın (Areios Pagos) 4. Hukuk Dairesinde görülmesi planlanan dava yaklaşık bir yıl ertelendi.
Florina merkezli “Yunanistan’daki Makedon Dili Merkezi” 2022 yılında mahkeme kararıyla tescil edilmiş, kuruluşun kapatılmasına yönelik başvurular 2023 yılında reddedilmişti. Batı Makedonya İstinaf Mahkemesi ise 2024 yılında kuruluşun tescilini iptal etmiş, bunun üzerine dosya Yunanistan Yargıtayı’na taşınmıştı.
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Makedon Kültür Evi ve Diğerleri v. Yunanistan davasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararının uygulanmasını Mart 2025’te incelediği toplantısında, 2022’de tescil edilen Makedon Dili Merkezi’nin daha sonra İstinaf Mahkemesi tarafından feshedilmesinden ciddi endişe duyduğunu kaydetmişti. Komite, Yargıtay önündeki sürecin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) dernek kurma özgürlüğünü güvence altına alan 11. maddesi ve AİHM içtihadıyla tam uyumlu ve hızlı biçimde sonuçlandırılmasının önemini vurgulamıştı.
AİHM, Makedon adını taşıyan derneklerin tesciline ilişkin Sidiropoulos ve Diğerleri v. Yunanistan davasında 1998 yılında, Makedon Kültür Evi ve Diğerleri v. Yunanistan davasında ise 2015 yılında Yunanistan’ın dernek kurma özgürlüğünü ihlal ettiğine hükmetmişti. Makedon Kültür Evi davası Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin incelemesi altında bulunmaya devam ediyor.
ABTTF Başkanı Halit Habip Oğlu, “AİHM, Sidiropoulos ve Diğerleri ile Makedon Kültür Evi davalarında ve Batı Trakya Türk Azınlığı derneklerinin yer aldığı Bekir-Usta ve Diğerleri dava grubunda Yunanistan’ın örgütlenme özgürlüğünü ihlal ettiğine hükmetti. Aradan yıllar geçmesine rağmen bu kararların gereği ısrarla yerine getirilmiyor, iç hukuk süreci uzadıkça uzuyor. Yunanistan’da isminde Pomak, Roman ya da Ermeni ifadelerini taşıyan dernekler faaliyet gösterebiliyorken isminde ‘Türk’ ve ‘Makedon’ ifadelerini taşıyan derneklere izin verilmemesi açık bir çifte standarttır. AİHM kararları tavsiye değil, Yunanistan açısından bağlayıcıdır. Yunanistan bu kararları eksiksiz ve gecikmeksizin uygulamalı, dernek kurma özgürlüğündeki seçici ve ayrımcı uygulamaya son vermelidir.” dedi.