Sevgili okurlar,
Haftasonunda ABD ve İsrail’in İran’a yaptığı saldırının ardından yaşananları endişeyle takip etmeye devam ediyoruz.
Bu mübarek Ramazan ayında Orta Doğu’da fitili ateşlenen savaşın dünyaya yayılmamasını umut ediyoruz.
Öte yandan hayat devam ediyor, her yerde herkes için…
Bölgemizde de her yıl olduğu gibi mübarek Ramazan ayı coşkuyla devam ediyor.
Aynı sofraya oturabilmek, oruçlarımızı beraber açabilmek, camilerimizde, derneklerimizde toplumumuzla bir araya gelebilmek, ailelerimizle birlikte “âmin” diyebilmek bizler için büyük bir nimet ve şükür kaynağı.
Üç belediyemiz; Mustafçova, Kozlukebir ve Yassıköy başta olmak üzere, Şapçı gibi diğer beldelerimizde de iftar sofraları kuruluyor, insanlarımız bu iftar sofralarında bir araya geliyor.
Her gün başka bir köyümüzde insanlarımız kalabalık iftar sofralarında oruçlarını birlikte açıyorlar.
Avrupa’nın farklı ülkelerinde olduğu gibi bölgemiz Batı Trakya’da da Ramazan’ın bereketini bu iftar sofralarıyla hissediyoruz.
Bu iftar sofralarımıza anavatanımız Türkiye’den temsilciler de katılıyorlar, Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ruhunu bizlerle birlikte yaşıyorlar.
Anavatanımızdan gelen değerli misafirlerimizle birlikte orucumuzu açmak bizler için ayrı bir değere sahip, zira bu ziyaretler bizler için unutulmadığımızı hissettirmenin ötesinde bu mübarek Ramazan ayında uzakları bizlere yakın eden manevi bir ortak paylaşım.
Ne var ki, bu birliktelikler nedense bazı çevreleri rahatsız etmiş görünüyor.
Acaba neden?
Oysa ülkemiz Yunanistan ile anavatanımız Türkiye arasındaki antlaşma ile mübadele dışında bırakılarak bugün İstanbul, Bozcaada ve Gökçeada’daki Rum cemaatinin düzenlediği dini ayinlere ve önemli kültürel etkinliklere ülkemizin temsilcileri de katılıyor.
Her yıl Rumlar İsa peygamberin doğumu ve vaftiz edilişini andıkları 6 Ocak’taki Ta Fota Yortusu’nda denizden haç çıkarma merasimi gerçekleştiriyorlar, buna ülkemizden siyasiler de kimi zaman katılıyor.
Türkiye, İstanbul’da yaşayan Rumlar ve Yunanistan’dan gelen Ortodokslara özel izinlerle tarihi kiliselerde ibadet imkanı tanıyor.
Örneğin bugün çok az sayıda Rum’un yaşadığı İzmir'deki Aziz Vukolos Kilisesi'nde Fener Rum Patriği Bartholomeos ayin yönetiyor, bu ayinlere Yunanistan adalarından çok sayıda Yunan da katılırken bazı Yunan televizyon kanalları bu ayinleri canlı olarak yayınlıyor.
Öte yandan artık Rum nüfusun yaşamadığı Trabzon’daki Sümela Manastırı’nda 12 yıldır ayin düzenleniyor. Geçen yılki ayini Kırklareli Metropoliti Pavlos Sofianopoulos yönetti, bu ayine de Yunanistan’dan Ortodokslar da katıldı.
Hatta dört yıl önce Başbakan Miçotakis Mart ayında Türkiye’ye yaptığı ziyarette beraberindeki heyetle birlikte Fener Rum Patrikhanesi'ni ziyaret ederek Patrikhane'de Ortodoksluk Bayramı dolayısıyla düzenlenen ayine de katılmıştı.
Bu ziyaretler Türkiye’nin yöneticileri bakımından hiçbir zaman sorun olmadı.
Ama bizim ülkemizde bu güzel tabloyu görmek imkansız…
Batı Trakya Türk toplumu olarak nüfusun yarısından çoğunu oluşturduğumuz Rodop’ta, yarısına yakınının oluşturduğumuz İskeçe’de Türk belediyelerimizin öncülüğünde gerçekleştirilen iftar sofralarına anavatanımızdan gelen misafirlerin katılımı tepkiyle karşılanıyor, dahası bazı çevreler yalan ve yanlış iddialarla bu ziyaretler nedeniyle bizleri yine hedef tahtasına oturtuyorlar.
Bölgemizdeki tansiyonu bilerek yükseltmeyi isteyen bazı çevreler provokasyonlarına devam ediyor.
İskeçe’deki Hürriyet Camii’nin duvarına çizilen Haç işareti de bu provokasyonun bir sonucu…
Bizler bu provokasyonları çok iyi biliriz, ama hiçbir zaman bu provokasyonlara aldanmayız.
Bu mübarek Ramazan ayı bizler için paylaşma ve dayanışma ayıdır, bölgemizde anavatandan gelen misafirlerimizi iftar sofralarımıza buyur eder, onlarla birlikte Ramazan ayının bu güzel ruhunu yaşatmaya gayret ederiz.
Son sözlerimi Batı Trakya Türklerine ve tüm İslam alemine hayırlı Ramazanlar dileyerek herkesin yaklaşan Ramazan Bayramı’nı barış, huzur ve sağlıkla karşılamasını temenni ederek bitirmek isterim.
Sağlıcakla kalın….
Halit Habip Oğlu
ABTTF Başkanı