ABTTF
TR
HABER BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN Bülten İcon
Batı Trakya

Yunanistan’ın atadığı müftülerin provokasyonuna karşı çıkan Batı Trakya Türkleri hapis cezasına çarptırıldı

19.06.2026

ABTTF Başkanı: “Avrupa’da yaşayan Batı Trakya Türklerinin temsilcisi ABTTF olarak mahkemenin azınlığımızın dört temsilcisine verdiği haksız hapis cezası kararını en sert şekilde kınıyor, kendilerine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, her daim yanlarında olduğumuzun bilinmesini istiyoruz.”

11 Ekim 2024’te dönemin Gümülcine, İskeçe ve Dimetoka tayinli müftü naiplerinin İskeçe’de bulunan Çınar Camii’nde Cuma namazı esnasındaki provokasyonuna karşı haklı tepki gösteren Batı Trakya Türk Azınlığı’nın 4 temsilcisi hakkında açılan davanın duruşması 18 Haziran Perşembe günü İskeçe Adliyesi’nde görüldü. 

Davada yargılanan dönemin Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği Başkanı Hüseyin Baltacı, dönemin İskeçe Türk Birliği Başkanı Ozan Ahmetoğlu, DEB Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bahri Belço ve Çınar Camii Mütevelli Heyeti Başkanı Murat Köse’ye 17’şer ay hapis cezası verilirken, mahkeme cezaların ertelenmesi ve para cezasına çevrilmesine hükmetti. Mahkemenin gerekçeli kararının ilerleyen günlerde açıklanması bekleniyor.

Sabah saat 09.00’da başlayan ve gece saat 23.00’e kadar 14 saat süren duruşmayı Batı Trakya Türk Azınlığı’nın seçilmiş müftüleri, milletvekilleri, belediye başkanları, kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, Türkiye’den gelen baro temsilcileri ve hukukçular ile çok sayıda Batı Trakya Türk’ü takip ederek yargılananlara destek verdi.

Konuyla ilgili olarak Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) Başkanı Halit Habip Oğlu, “Avrupa’da yaşayan Batı Trakya Türklerinin temsilcisi ABTTF olarak mahkemenin azınlığımızın dört temsilcisine verdiği haksız hapis cezası kararını en sert şekilde kınıyor, kendilerine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, her daim yanlarında olduğumuzun bilinmesini istiyoruz. Bu dava, azınlığımızın 1913 Atina Antlaşması ve 1923 Lozan Antlaşması ile tanımlanan ve garanti altına dini özerkliği, dini özgürlüğü ve müftülük meselesi ile doğrudan bağlantılıdır. Devlet, ülkemizdeki diğer tanınmış dinlerin cemaatlerin iç işlerine müdahale etmezken azınlığımızın dini özerkliğine aykırı şekilde 1991’de çıkarılan yasa ile müftülerimizi belirleme hakkımızı gasp etmiş, Gümülcine, İskeçe ve Dimetoka için müftüler ve müftü naipleri atamıştır. İşte yargılan bu dört arkadaşımız, Yunan devleti tarafından atanan bu tayinli müftü naiplerinin planlı provokasyonuna karşı çıkarak azınlığımızın seçtiği İskeçe müftümüze destek çıkmıştır. Dolayısıyla mahkemenin verdiği karar, aslında azınlığımızın dini özerkliğini, özgür iradesiyle seçtiği müftüleri hedefe koyan bir karadır.” açıklamasında bulundu. 

*Fotoğraf: www.gundemgazetesi.com

GALERİ