ABTTF Başkanı: “1981’den beri AB üyesi olan ülkemiz, Arnavutluk’taki Yunan azınlığının haklarına ve ulusal kimliğine saygı gösterilmesini isterken mensupları hem Yunan hem AB vatandaşı olan Batı Trakya Türk Azınlığı’nın etnik Türk kimliğini inkar ediyor, ‘Türk’ isimli derneklerimizi yasaklıyor. AB üyesi olarak ülkemiz, önce kendisi insan ve azınlık hakları alanındaki kötü sicilini düzeltmeli, hukukun üstünlüğü ve demokrasi ilkelerini eksiksiz şekilde yerine getirmelidir.”
Yunan Meclisi Başkanı Nikitas Kaklamanis, 9 Haziran 2026 tarihinde Arnavutluk Meclisi Başkanı Niko Peleshi ile yaptığı görüşmede, Arnavutluk’un Avrupa Birliği’ne (AB) katılımının orada yaşayan Yunan ulusal azınlığının mülkiyet haklarına ve ulusal kimliğine saygı gösterilmesine bağlı olduğunu ifade etti.
Arnavutluk’un Svernek bölgesinde yaşanan son olayların Yunanistan’da üzüntü ve endişe yarattığını belirten Kaklamanis, Arnavutluk’un AB’ye üye olabilmesi için ulusal mevzuatını Avrupa hukukuyla uyumlu hale getirmesi gerektiğini kaydetti.
Konuyla ilgili olarak Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) Başkanı Halit Habip Oğlu, “Ülkemiz Yunanistan’ın Arnavutluk’taki Yunan azınlığının anavatanı olarak onun haklarını gözetmesi ve sorunlarının çözüme kavuşturulmasını istemesi gayet normal. Ancak Meclis Başkanı Kaklamanis’in yaptığı gibi ülkemizin yöneticilerinin her defasında bu konuyu Arnavutluk’un AB üyelik süreci ile ilişkilendirmesi ülkemizin insan ve azınlık haklarına bakışındaki çifte standardı açıkça ortaya koyuyor. Zira 1981’den beri AB üyesi olan ülkemiz, Arnavutluk’taki Yunan azınlığının haklarına ve ulusal kimliğine saygı gösterilmesini isterken mensupları hem Yunan hem AB vatandaşı olan Batı Trakya Türk Azınlığı’nın etnik Türk kimliğini inkar ediyor, ‘Türk’ isimli derneklerimizi yasaklıyor. Derneklerimizle ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarını 18 yıldır uygulamayan ülkemiz, AB Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu’nun raporlarında da açıkça dile getirildiği üzere AB’nin en temel değerlerinden biri olan hukukun üstünlüğünü ve uluslararası hukuku hiçe sayıyor. AB üyesi olarak ülkemiz, önce kendisi insan ve azınlık hakları alanındaki kötü sicilini düzeltmeli, hukukun üstünlüğü ve demokrasi ilkelerini eksiksiz şekilde yerine getirmelidir.” dedi.
*Fotoğraf: www.anadoluimages.com