ABTTF Başkanı: “Bir eğitim bürokratının, eğitim politikalarının ötesine geçerek dış politika, Lozan Barış Antlaşması’nın yorumu ve Türkiye-Yunanistan ilişkileri hakkında değerlendirmelerde bulunması konunun siyasi olduğunu açıkça gösteriyor. Hep söylediğimiz gibi ilkokullarımızın kapatılmasının asıl amacı bambaşka, asıl amaç Türk azınlık okul sisteminin tasfiye edilmesi ve uzun vadede bölgedeki Türk azınlığın varlığının eritilerek yok edilmesi. Tıpkı Rodos ve İstanköy’de olduğu gibi...”
Yunanistan Resmi Gazetesi’nin 13 Temmuz 2026 tarihli sayısında yayımlanan kararla Batı Trakya Türk Azınlığı’na ait sekiz Türk ilkokulunun 2026-2027 eğitim-öğretim yılından itibaren faaliyetlerinin durdurulmasına kararının ardından İskeçe Merkez Türk Azınlık İlkokulu’na kayıt yaptıran bazı öğrencilerin kayıtlarının eğitim-öğretim yılının başlamasına kısa bir süre kala iptal edildiği ortaya çıktı.
Anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı da yayımladığı açıklamada kapatma kararları ile kayıt iptallerinin Lozan Barış Antlaşması ile güvence altına alınan azınlık eğitim haklarını zedelediğini belirtti.
Kamuoyunda oluşan tepkilerin ardından Doğu Makedonya-Trakya Eyaleti Eğitim Müdür Vekili Marigula Kosmidu, 21 Temmuz 2026 tarihinde yazılı bir açıklama yayımladı. Kosmidu, sekiz Türk ilkokulunun kapatılmasının azınlık okullarına yönelik özel bir uygulama olmadığını savunarak, aynı dönemde bölgede 39 devlet okulunun da faaliyetlerini durdurduğunu ve bunun temel nedeninin Avrupa genelinde yaşanan demografik gerileme olduğunu ileri sürdü.
Kosmidu, Yunanistan’ın Lozan Barış Antlaşması’ndan doğan yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini iddia ederek Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamalarına da doğrudan yanıt verdi. Kosmidu, Türkiye’nin Yunanistan’daki azınlık okulları hakkında görüş bildirme konusunda hukuki veya fiili meşruiyetinin bulunmadığını öne sürerken, Batı Trakya Türk Azınlığı’nı etnik değil, “dini azınlık” olarak nitelendirdi, “Müslüman azınlık” ifadesi ile Batı Trakya’daki Türk azınlık eğitimini Türkiye’deki “Rum azınlık” ile karşılaştırdı.
Konuya ilişkin açıklama yapan Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) Başkanı Halit Habip Oğlu, “Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına Yunanistan Dışişleri Bakanlığı yerine bir eyalet eğitim müdür vekilinin cevap vermesi bir ilk, bunu dikkatle okumalıyız. Bir eğitim bürokratının, eğitim politikalarının ötesine geçerek dış politika, Lozan Barış Antlaşması’nın yorumu ve Türkiye-Yunanistan ilişkileri hakkında değerlendirmelerde bulunması konunun siyasi olduğunu açıkça gösteriyor. Lozan’a göre Batı Trakya’daki azınlık Müslüman ise Türkiye’deki azınlık da ne Rum ne de Yunan, yalnızca gayri-Müslim azınlık. Hep söylediğimiz gibi ilkokullarımızın kapatılmasının asıl amacı bambaşka, asıl amaç Türk azınlık okul sisteminin tasfiye edilmesi ve uzun vadede bölgedeki Türk azınlığın varlığının eritilerek yok edilmesi. Tıpkı Rodos ve İstanköy’de olduğu gibi... 1947’de adalar İtalya’dan Yunanistan’a devredildiğinde adalarda Türk okulları vardı, 1974’e kadar bu okullar faaliyetlerini sürdürdüler. 1974’te okulların devlet tarafından kapatılmasının ardından Yunanistan artık adalardaki Türklere “Yunan Müslümanları” diyor. İşte bizim bölgemizde de yaratılmak istenen senaryo bu.”dedi.
* Fotoğraf: www.anadoluimages.com