ABTTF Başkanı: “Ülkemiz Yunanistan’a diğer tanınmış dinler kendi dini liderlerini belirleyebilirken bizim müftülerimizin devlet tarafından atanması açık bir çifte standart ve ayrımcılıktır. Üstelik bizim dini özerkliğimiz antlaşmalarla güvence altına alınmış durumda! Dini özerkliğimizin ihlal edilmesini kabul etmiyoruz. Bu iki yüzlü uygulamaya son verilmeli, antlaşmalarla güvence altına alınmış dini özerkliğimiz iade edilmelidir!”
Yunanistan, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın 1913 Atina Antlaşması ve 1923 Lozan Barış Antlaşması ile güvence altına alınan dini özerkliğini yok sayarak Gümülcine ve İskeçe müftülüklerine yeni atamalar gerçekleştirdi. 21 Ekim 2026 tarihli Yunanistan Resmi Gazetesi’nde (ΦΕΚ Υ.Ο.Δ.Δ. 1662/21.10.2026) yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle Bilal Kara Halil Gümülcine Müftülüğüne, Şükrü Şerif Damatoğlu ise İskeçe Müftülüğüne atandı. Her iki tayinli müftünün görev süresi beş yıl olarak belirlendi.
Yunanistan, daha önce 9 Ocak 2026 tarihinde Dimetoka Müftülüğüne Emin Şerif’i atamıştı. Böylece 2022 yılında kabul edilen 4964 sayılı yasa kapsamında Dimetoka, Gümülcine ve İskeçe müftülüklerinin tamamına devlet tarafından yeni müftüler atanmış oldu. Söz konusu yasayla müftülükler Eğitim, Din İşleri ve Spor Bakanlığına bağlı kamu kurumları haline getirilmişti.
ABTTF Başkanı Halit Habip Oğlu, “Ülkemiz Yunanistan, ocak ayında Dimetoka’ya yaptığı atamanın ardından şimdi de Gümülcine ve İskeçe’ye müftü atayarak irademizi bir kez daha hiçe saydı. Ülkemizde Ortodoks Hristiyanlar, Katolikler, Protestanlar ve Yahudiler kendi dini liderlerini belirleme hakkına sahipken yalnızca Batı Trakya Türk Azınlığı’nın müftüleri devlet tarafından atanıyor. Devlet 1991 yılından beri kendi dini liderlerimiz seçme hakkını gasp ediyor, 2022 yılında kabul edilen yasa ile müftülüklerimizi resme devlet dairelerine dönüştürdü. Bu nasıl bir çifte standart, nasıl bir iki yüzlülüktür? Diğer dinlere tanınan hakkın bizden esirgenmesi açık bir ayrımcılıktır. Üstelik bizim dini özerkliğimiz antlaşmalarla güvence altına alınmış durumda! Dini özerkliğimizin ihlal edilmesini kabul etmiyoruz. Ülkemiz Yunanistan’ı bu ayrımcı uygulamaya son vermeye, dini özerkliğimizi iade etmeye ve seçilmiş müftülerimiz İbrahim Şerif ile Mustafa Trampa’yı resmen tanımaya çağırıyoruz.”
*Fotoğraf: www.gundemgazetesi.com