Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu’nun (ABTTF) asil üyesi olduğu Avrupa Milletleri Federal Birliği (FUEN), Avrupa Konseyi Uluslararası Sivil Toplum Kuruluşları (STK’lar) Konferansı’nın (CINGOs) 14-17 Nisan 2026 tarihlerinde gerçekleşen İlkbahar Genel Kurulu’nda Yunanistan’daki Makedonların ve Batı Trakya Türk toplumunun örgütlenme özgürlüğünün Yunanistan tarafından sistematik ihlalini gündeme taşıdı.
CINGOs düzeyinde FUEN’yi yıllardır temsil eden Türk Azınlıkları/Toplulukları Çalışma Grubu (TAG) sekretaryası CINGOs Genel Kurulu’na katılarak Batı Trakya Türk toplumunun dernek kurma özgürlüğü sorununa ilişkin olarak Bekir Usta ve Diğerleri Dava Grubu’ndaki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarının 18 yıldır uygulanmadığını dile getirdi.
Genel Kurul’da CINGOs’nin 12-14 Kasım 2025 tarihlerinde Yunanistan’a gerçekleştirdiği keşif ziyareti sonrası hazırladığı Yunanistan raporu görüşüldü. Bu çerçevede CINGOs STK’lar Hukuku Uzmanlar Konseyi Başkanı ve Yunanistan raporunu kaleme alan Jeremy McBride, Batı Trakya Türk toplumunun dernekleri ile ilgili AİHM kararlarının Yunanistan tarafından uygulanmamasını sert bir dille eleştirdi.
Raportör Jeremy McBride, Yunan makamları ile Atina’da yaptıkları görüşmelerde AİHM kararlarının uygulanması konusunda Yunanistan’ın ileri sürdüğü jeopolitik gerekçelerin siyasi nitelikle olup dernek kurma özgürlüğünün devam eden ihlali için bir gerekçe oluşturamayacağını söyledi. Ayrıca McBride, Yunanistan’ın hazırlık aşamasında olduğu ikinci yasa değişikliğinin bu şartlar altında bu dava grubundaki AİHM kararlarının uygulanmasının önünü açmayacağını belirtti. Raportör McBride, Bekir Usta dava grubunu incelemeye devam eden Bakanlar Komitesi’nin bu dava grubunda Yunanistan’a karşı daha sert bir tavır alması gerektiğini ifade etti.
Yunanistan raporunun sunumunun ardından FUEN’yi temsilen söz alan TAG Sekretaryasından Melek Kırmacı, raporda yazdığı üzere Yunan makamlarının “Türk” ifadesine yönelik itirazlarını jeopolitik gerekçelerle savunduğunu ancak bu argümanların hem hukuki hem de demokratik açıdan geçerli olmadığını ifade eden FUEN, Bekir Usta ve Diğerleri Dava Grubu ile ilgili AİHM kararlarının açık olduğunu, bir dernek adında yer alan etnik ifadenin tek başına kamu düzeni veya ulusal güvenlik tehdidi olarak değerlendirilemeyeceğini kaydetti.
Örgütlenme özgürlüğü alanında özellikle Batı Trakya Türk toplumu ve Makedon azınlığın Yunanistan’da ciddi hak ihlalleriyle karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Kırmacı, buna karşın “Pomak” ismini taşıyan bir derneğin kurulmasına herhangi bir engel çıkartılmadığını dile getirdi. Kırmacı, bu durumun yalnızca isim meselesi olmadığını, doğrudan Yunanistan’da sivil toplumun varlığını ve işlevselliğini etkilediğini vurguladı; AİHM kararlarının ivedilikle uygulanmasının demokratik ve hukuk devleti olmanın bir gerekliliği olduğunu belirtti.