ABTTF Başkanı: “AB Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu’nun raporlarında da ülkemizde demokrasi ve hukukun üstünlüğündeki bu ciddi gerilemeye dikkat çekiliyor. Ülkemizde yargı kararlarının siyasallaştırılmasının ve hukukun üstünlüğünün kurumsal ihlalinin en bariz örneklerinden biri de kuşkusuz Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Batı Trakya Türk dernekleri ile ilgili üç kararını 18 yıldır uygulamaması.”
İsveç’teki Göteborg Üniversitesi’nin “Demokrasi Çeşitleri (V-Dem)” projesinin bir parçası olarak yayımladığı 2026 Demokrasi Raporu’na göre Yunanistan, son Küresel Demokrasi Endeksi’nde üç sıra gerileyerek 179 ülke arasında 52. sıraya düşerken Avrupa Birliği (AB) üyesi devletler arasında 24. sırayla en gerilerde yer alıyor.
Raporda, Yunanistan’da parlamenter ve yargısal denetimde süregelen eksiklikler ile yürütmenin denetlenmesindeki kurumsal sınırlamalara dikkat çekiliyor. Yunanistan’ın seçimlerle ilgili alanlarda nispeten daha iyi bir performans gösterse ve dünya genelinde 43. sırada yer alsa da kurumsal çerçevenin istikrarsız olduğunun belirtildiği raporda, bu zayıflıkların ülkede demokrasinin genel direncini etkilediği ve aşırı güç yoğunlaşmasını önlemek için tasarlanmış güvencelerin etkinliği konusunda sorular doğurduğu ifade ediliyor.
Raporda, Yunanistan’ın hukukun üstünlüğü, bireysel hakların korunması ve kurumsal hesap verebilirlik gibi unsurları kapsayan liberal boyutta 75. sırada bulunduğu belirtilerek, ülkenin yürütme yetkisini sınırlayan mekanizmaların yapısal eksiklikleri nedeniyle tam anlamıyla bir liberal demokrasi standardını karşılamadığı kaydediliyor.
1789’dan beri 202 ülke ve bölge için demokrasi üzerine en büyük küresel veri setini üreten Demokrasi Çeşitleri (V-Dem), 4.200’den fazla akademisyen ve uzmanının katılımıyla demokrasinin 600’den fazla farklı özelliğini ölçmektedir.
Konuyla ilgili olarak Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) Başkanı Halit Habip Oğlu, “Ülkemiz Yunanistan’da liberal bir demokrasiden bahsedilemeyeceğine dikkat çeken bu rapor, her fırsatta demokrasinin beşiği olduğunu iddia eden ülkemizde yaşanan gerçeklerle hükümetin boş söylemleri arasındaki derin uçurumu tüm çıplağıyla bir kez daha gözler önüne seriyor. Ülkemizde son yıllarda derin bir demokrasi krizi yaşanıyor. Vatandaşların büyük çoğunluğu yargıya, ulusal meclise ve hükümete güven duymuyor. Hükümetin birinci derecede sorumlu olduğu art arda yaşanan hukuk skandalları ile hukukun üstünlüğü sistematik olarak ihlal ediliyor. AB Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu’nun raporlarında da ülkemizde demokrasi ve hukukun üstünlüğündeki bu ciddi gerilemeye dikkat çekiliyor. Ülkemizde yargı kararlarının siyasallaştırılmasının ve hukukun üstünlüğünün kurumsal ihlalinin en bariz örneklerinden biri de kuşkusuz Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Batı Trakya Türk dernekleri ile ilgili üç kararını 18 yıldır uygulamaması.” dedi.
*Fotoğraf: www.anadoluimages.com