Ece Sultan’a ne oldu?
Batı Trakya’yı İslâmiyete ve Türklüğe “açmaya” gelen ve adı tarihi kaynaklarda sıkça bahsedilen alperenlerden Ece Sultan’ın türbesi tahrip edildi. Son zamanlarda Osmanlı eserlerine gösterilen saygısızlıktan bu ulu zat da nasibini aldı. Yıkılan türbe taşları yakın çevreye atıldı ve bazılarıyla da bölgeye çeşmeler yapıldı. Taşlık Köyü’ndeki Hıdır Baba, Dedeağaç Ilıca Köyü’ndeki Nefes Sultan’dan sonra Ece Sultan’ın türbesi üzerine de “Agios Georgios” adında bir kilise inşa edildi.
Neden Agios Georgios?
Hıristiyan inancına göre Agios Georgios’un insanlara şifa verme gibi bir özelliği bulunmaktadır. Bu yüzden bazı kiliselere ve hastanelere bu ad verilmektedir. Bölge halkından bazı yaşlıların anlattıklarına göre Ece Sultan’ın bulunduğu türbeye yakın zamana kadar Edirne ve bu bölgeden insanlar hastaları için ziyarette bulunuyorlarmış.
Ece Sultan’ın türbesi, Evros-Meriç ilinin Orestiada-Kumçiftlik (Edirne yakınlarında) kasabası yakınlarında bugünkü Lepti Köyü’nün (Eceköy) üzerindeki bir bayır üzerinde bulunmaktaydı.
Eski ve günümüz kaynaklarında türbe ve Eceköy ile ilgili aşağıdaki bilgiler mevcuttur:
Elizabeth A.. Zahariadou, Sol Kol, s.99.
“...889’da (1484) başdefterdar yapılan Ahmet Bey, Edirne bölgesindeki Ece köyünü bir vakfa ayırmıştı..”
Evliya Çelebi Seyahatnamesi
“Ece Sultan Köyü menzili ...Bu aziz merhum, bir bayır üzerinde, orman içinde, kurşunsuz, tuğla kârgir yapı güzel bir kubbe içinde yatmaktadır. Bu Ece Sultan Hazreti Peygamberin soyundandır. Nurlu türbesinde hiç fakir yoktur. Köyde Abdülkerim Çelebi’de misafir olduk...”
Kızıldeli Sultan gezi notları
Ayhan Aydın
http://www.kizildelisultan.com/
“O Ece Sultan ki Balkanlar’ın, Batı Trakya’nın kapılarını Türkler’e ilk açan alperenlerden, büyük komutanlardan, büyük kumandanlardan.
Ama bir de neyle karşılaşalım türbeyi ziyaret etmek için çıktığımız virajlı yoldan sonra dersiniz?
Gerçekten gördüklerimizden sonra buradaki Türklerin durumunun ne derece içler acısı olduğunu daha iyi kavradık.
Kumçiftliği (Orestiada), Lepti (Eceköy) Köyü’nde
Ece Sultan’a Yapılan Saygısızlık
Yine bölgedeki yerleşim birimlerinden olan Kumçiftliği (Orestiada), Lepti (Eceköy) Köyü’ne yakın, büyük bir tepelik üstünde, cam ağaçları içindeki türbesi tahrip edilip, yok edilerek, kutsal mezarı kazınarak talan edilen Ece Sultan’ımızın türbesinin bulunduğu alan üzerine her şeyiyle çok yeni olduğu görülen bir kilise kondurmuş Yunanlılar...
Her zaman yaptığım gibi zaman olmasa da biraz çevreyi dolaşıyorum.
Evet acı tabloyu yine maalesef ben görüyorum.
Kilisenin bulunduğu alana çok uzak olmasa da bir tarlaya atılmış henüz tümüyle yok edilememiş, çok şükür ki paramparça edilmemiş, türbeden arta kalanları buluyorum.
Evet bunlar tümüyle bir türbeden kalanlar.
Kesme taşlar, birleştirildiğinde oval bir türbe girişi olacak ve eritilmiş demirlerle birbirlerine tutturulmuş taş bloklar, türbe kapısı ve nihayetinde bir mezar taşı.
Bulunduğu alandan sökülüp atılan bu ecdadımızın hazineleri, bize miras kalmasın, Türklük bilinci buralardan silinsin, diye sökülüp bir tarlaya atılıyor.
Ayrıca bize yine şans yardım ediyor.
Hindi çobanlığı yapan bir Türk bayandan kesik kesik de olsa bazı bilgiler almaya çalışıyoruz.
Her şeyi ulu orta söyleyen bu kardeşimiz şifa bulmak için insanların türbenin yakınlarında yattıklarını, buraya her taraftan insanların geldiklerini, kilisenin daha yeni yapıldığını, her sene insanların burada toplanıp kurban kestiklerini söylüyor.
Hatta şimdi yok edilen kurban kesilen alanları bize gösteriyor.
Ece Sultan
Prof. Dr. Cemal Kafadar’ın verdiği bilgilere göre zaman zaman Yakup Ece, Ecce Sultan olarak da isimlendirilen Ece Sultan bu bölgenin fethine katılmış ilk öncü alperenlerden.
Kızıldeli Sultan Menakıbnamesi’nde de ismi geçen ve Hacı İlbey, Gazi İsrail, Fazıl’la ismi geçen Ece Sultan’ın Eceabad’da da ismini veren komutan olduğuna inanılıyor.
Bu insanlar Trakya’nın fetih ve iskanında sorumlu olan öncüler.
Ece Sultan’ın birkaç makamının bulunduğu da söyleniyor.
Cemal Kafadar Ece Sultan’ın buradaki türbesinin yerini aynen İznik Yenişehir’de bulunan Postunpuş Baba Türbesi’ne çok benzetiyor. Yüksekçe bir tepelik alanda, çam ağaçları içindeki türbe sürekli ziyaret edilen bir mekanmış…”
Rodop Rüzgarı Dergisi