İskeçe 1. Azınlık Okulu’nda öğretim yılı sıkıntı ile başladı
11 Eylül 2008 tarihinde başlayan 2008-2009 öğretim yılında Batı Trakya Türk Azınlığı’nın en önemli sorunu olan eğitim konusunda yaşanan problemler devam ediyor. 1-20 Haziran 2008 tarihleri arasında çeşitli sebepler nedeniyle İskeçe 1. Azınlık Okulu’na kayıt yaptıramayan 24 öğrenci, 1-7 Eylül tarihleri arasında yapılan geç kayıt için başvuruda bulunmuş; gerekli belgelerin teslim edilmesinden ardından okul müdürü sözkonusu çocukların kayıtlarını onayladı. Okul ücretinin birinci taksidini ödeyen aileler, okulun ilk gününde Azınlık Okulları Müdürlüğü tarafından çocuklarının kayıtlarının onaylanmadığını öğrendiler. Gerekçe ise kayıt yaptırmak isteyen çocuk sayısının fazla oluşu olarak gösterildi. İskeçe 1. Azınlık Okulu’na gelen Azınlık Okulları Müdürü Georgios Kurakos dershane sayısının yetersizliği nedeni ile sözkonusu çocukların, Yunan devleti tarafından kurulan 2. Okula kayıt yaptırmalarını talep etti.
Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu’nun aldığı karar üzerine 12 Eylül 2008 tarihinde Türk Azınlık üyeleri 1. Azınlık Okulu’nun önünde toplanarak sessiz protesto başlattılar. Protestonun ardından 1.Azınlık Okulu Müdürü sözkonusu çocukları geçici olarak okula kabul etti, ancak sorun henüz çözülemedi. Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı özel ve azınlık okullarından sorumlu kişi olan Kültürlerarası Eğitim Sekreteri Aggelos Sirigos ile İskeçe Milletvekili Çetin Mandacı, Okul Yönetim Kurulu Başkanı Binnur Osmanoğlu ile Aile Birliği Başkanı Şennur Hasan’ın yapmış olduğu görüşmeden henüz bir sonuç alınamadı.
Azınlık’ın tepkisi devam ediyor
Benzer bir olayın geçen yıl İskeçe’de bulunan Azınlık Lisesi’nde yaşanması Batı Trakya Türk Azınlığı tarafından Yunan devletinin Azınlık çocuklarını azınlık okulları yerine devlet okullarına yönlendirme çabası olarak algılanmaktadır. Dershanelerin maksimum 25 kişiden oluşma mecburiyeti nedeni ile kayıtların onaylanamadığını ifade eden yetkililer karşısında Azınlık temsilcileri, İskeçe 1. Azınlık Okulu’nda 1. sınıf için üç dershane bulunduğunu, dolayısıyla çocuk sayısının kurallarda belirtildiği üzere 25 kişi sınırını aşmadığını ifade ediyorlar.
İskeçe Merkez Okulu’nda yaşananlar Azınlık aileleri tarafından tepki ile karşılanmaktadır. Okulun ilkgününde öğretim yılına üzücü bir olay ile başlamak zorunda bırakılan çocukların mağduriyeti Azınlık’ın tepki göstermesine sebep oluyor. Konu ile ilgili açıklama yapan Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) Başkanı Halit Habipoğlu, “Öğretim yılının ilk gününde İskeçe 1.Azınlık Okulu’nda yaşanan sorun kabul edilemezdir. Çocukların eğitim hakkı her ne koşulda olursa olsun engellenemez bir haktır. Azınlık öğrencilerinin dershane sayısının yetersizliği ya da kayıt yaptırmak isteyen öğrenci sayısının fazlalığı gibi sebepler ile eğitimi sekteye uğratılmamalıdır. Sorun gerçekten Azınlık Okulları Müdürlüğü’nün ifadesi ile öğrenci sayısının fazla oluşu olsa bile bu durum öğrencilerin ailelerine öğretim yılı başlamadan bildirilmeliydi. 1-7 Eylül tarihleri arasında geç kayıtları onaylanan 24 öğrencinin yalnızca birkaç gün sonra okula kabul edilmemeleri oldukça manidardır” şeklinde konuştu. Azınlık’ın eğitim alanında özerk bir statüde olduğunu hatırlatan Habipoğlu, “Eğitim, Azınlığımızın kanayan yarasıdır. Haksız, anti-demokratik uygulamalar Azınlık ile çoğunluk arasında karşılıklı güvenin oluşmasına imkan tanımamaktadır. Yunan medyasında bir kesiminin olayı anlamaya çalışmak yerine Azınlığımızın “sudan sebeplerle tepki göstermesi” olarak ifade edilmesi ülkemiz Yunanistan’ın sadık vatandaşları olan Azınlığımızı derinden üzmektedir.” dedi.
Habipoğlu: Eğitimde yaşanan problemler çocuklarımızın geleceğinden çalmak demektir
Eğitim alanında devam eden problemlere örnek olarak Habipoğlu, “Geçen yıl Dedeağaç iline bağlı Büyük Derbent köyündeki okulda Yunan öğretmen Hara Nikopulu ile yaşanan sorun devam ediyor. Geçen yıl öğrenci velilerinin topladıkları imzalarla okuldan uzaklaştırılmak istenenen Nikopulu hakkında Azınlık okullarından sorumlu koordinatör ve müfettiş, dönem sonunda öğretmenin görev yerinin değiştirileceği sözünü vermiş olmasına rağmen sözkonusu öğretmen okulda görev yapmaya devam ediyor. Azınlık aileleri ise çocuklarını okula göndermeyerek olaya tepki gösteriyor. Sözkonusu olayda kaybeden taraf mutlak şekilde çocuklarımız oluyor. Azınlık eğitim konusunda problem yaşadıkça kaybeden çocuklarımız olacaktır. Azınlık çocuklarının geleceğinden çalınması ülkemiz Yunanistan’ın geleceğinden çalmak demektir. Bu çocuklar, etnik olarak Türk ancak Yunanistan vatandaşı çocuklardır. Bu topraklarda doğdular, bu topraklarda büyüyorlar. Yunan devleti bu gerçek ile uyumlu bir politika geliştirmek ve uygulamakla yükümlüdür” şeklinde konuştu.