Forum! New!


Facebook
Twitter

Diğer Haksızlıklar

Azinligin Disisleri Bakanligi'na tabi olmasi

Azinligin yönetimi Disisleri Bakanligina tabidir.

Azinlik, Yunanistan'in (bati) Trakya bölgesinde yasayan, nüfusu 100 bin kadar Türk kökenli Islam dinine mensup bir grup Yunan vatandasidir. Yunanistan'in uluslararasi anlasmalarla tanidigi tek azinliktir. Ancak, uygulamada yarim taninmaktadir. Zira etnik yönü kabul edilmekte, yalnizca dini kimligi üzerinde israr edilmektedir. Yunanistan'da milli veya dini bir baska azinlik taninmamakta, bulundugu bile kabul edilmemektedir. Dolayisiyla, Müslüman Türk Azinligi, Yuanistan'daki egemen idealarinin baslica bir özelligi olan "milli ve dini homojenli" saplantisini iptal eden olaydir. Bu haliyle, bir noktadan sonra, azinlik sorunu, artik bir "iç sorun" degil, "milli dava" olarak ele alinmaktadir. Kibris, Ege, Makedonya, Güney Arnovutluk (Kuzey E.pir) sorunlari gibi. Nitekim, azinlik sorunu, Yunanistan'in milli davalari arasinda "Trakya davasi" olarak yer almaktadir. Azinlik mensuplari da artik vatandas degil, alt edilmesi gereken "rahiplerdir", hatta "düsmanlardir".

Milli davalar Disisleri Bakanliginca yönetilir, onun için azinlik sorunu da araya baglanmistir.

Azinlik politikasi Disisleri Bakanligi tayin eder ve uygulanmasini Trakya'da bu is için kurulmus kendi servisleri araciligiyla (polis, istihbarat gibi baska servislerin de yardimiyla) yürütür. Trakya'da Azinlik üzerinde diger yerel mercilerin yetkisi yoktur, tüm yetki edilen azinlik politikasini uygulamak, Azinligi yönetmek ve izlemek ile görevli bu yerel Disisleri servisleri, Trakya'nin üç vilayetinde ayri ayri örgütlü olup, "Kültürel Iliskiler Bürolari" garip olarak kamufie edilmislerdir. Bu servislerin yetkileri ve faaliyetleri seffaf degildir, gizlilik içinde yürütülür ve bunlarla ilgili hiçbir yerde açik bir kayit yoktur. Herhalükarda bu yetkiler, duruma göre, azinlik mensuplarindan kimin vatandasliktan çikarilacagindan kime özel araba kullanma ehliyeti verilecegine kadar uzanmaktadir.

Azinligin Disisleri Bakanligina bagli olmasi ve özel Disisleri (ve istihbarat) servislerince gayriseffaf yöntemlerle yönetilmesi ve denetlenmesi, azinlik mensuplarinin yalnizca vatandas olarak kaçak göçmen seviyesine ve hatta bazen daha asagiya idirgemekle kalmiyor, ayni zamanda onlari devlet organlarinca yapilan her çesit keyfiligin ve yasadisi uygulamanin konusu haline getiriyor ve bir çesit "rehine" durumuna sokuyor.

Trajikomik bir örnek: Bir azinlik rençperinin bu servislerce iptal edilen tütün ekme ruhsatini geri verilmesi için, azinlik mesubu bir milletvekilinin, sonunda, bu isle ilgili merci olarak Disisleri Bakaniin bizzat kendisine basvurmak, onunla görüsmek ve onun direktif vermesini istemek zorunda kalmasi, gerçek bir olaydir.

Bir veya ikiden çok isçi veya memur çalistiran bir tek azinlik mensubu isveren yoktur. 1991'e dek 30 yil boyunca olmamasi için ne yapilmasi gerekirse, hepsi yapilmistir, onun için yoktur. Daha önce var olanlar da, Yunanistan disina göç etmistir.

Azinligin çalisanlarin isçidir ve Trakya'da cogunluk mensuplarindan orta kalan ve onlarin talip olmadiklari agir islerden çalisirlar. Onun için Trakya'da issizlik, genellikle Azinliga özgü bir sorundur,bu nedenle azinlik mensubu isçiler sik sik Trakya disinda çalismaya giderler. Son yillarda belirli bir süre çalismak üzere AB ülkelerine giden isçi gruplari ortaya çikti.

Azinlik, genellikle köylü ve çiftçi ve hayvan yetistiricisidir. Bu ugraslar, bir çesit " ekonomik özerklik" saglamaktadir. Azinligin topraga bagliligi, onun uradigi baskilara direncini artiriyor ve kovma ve göç politikasini kismen sabote ediyordu.

Bu gözlem yapildiktan Sonja, Azinligi toprakaktan uzaklastiracak ve elinden topragi alacak yeni taktikler uygunlanmaya kondu.

Azinligin bilgilendirilmemesi

Ekonomi Yardimlar (Fon)

Avrupa yardim Fonlari

Azinlik rençperlerinin karsilastiklari ayrim sorunlari

Azinlik rençperlerinin önlerine çikarilan engeller, rugradiklari ayrim ve haksizlar çesitlidir. Bir dönem belirli bazi ayrim ve engeller ortaya çikar, rençper bunlari asamaya ugrasir, daha sonra bunlar yumusatilabilir veya bazen bazilari kaldirilabilir, ama daha sonra yenileri getirilir veya eskileri yeniden uygunlanmaya baslar. Önlemlerde bir hakaretlilik ve yeni sartlara uyum vardir. Ama bu durum yalniz rençperler aleyhinde alinan önlemlerle ilgili degildir. Genel olarak tüm Azinlik aleyhinde önlemlerde böyle bir hakaretlilik vardir.

Azinlik rençperlerinin karsilastiklari ayrim sorunlari arasinda sunlari sayabiliriz:

*Azinlik mensubu rençperlere tarim kredisi verilmez. Bu imtiyaz, yalniz çogunluk mensubu rençperlere aittir.

*Tarim politikasi çerçevesinde ilgili kamu servislerinin üretiçiye sagladigi bir süre kolayliklar vardir, seminerler düzenlenir v.s. Azinlik rençperleri bunlardan hepdislanirlar.

*AB'den gelen tarim primleri dagitilir. Azinlik rençperlerine bu konuda engeller çikarilir, gecikmeler olur.

*AB'den gelen tarim primleri dagitilir. Azinlik rençperlerine bu konuda engeller çikarilir, gecikmeler olur.

*Yakin zamana kadar azinlik mensuplarina tarim isletmeleri için elektrik verilmezdi.

*vergi muafiyeti olan rençperler için motorlu tasima araçlari verilmezdi.

*Azinlik rençperleri, ekilip yetistirilmesi izne bagli bazi kazançli tarim ürünleri için verilen izinlerde hep kendilerine haksizlik yapildigini, cogunluk mensuplarinin kayirildigini dile getirip dururlar.

*Trakya'da tütünüretimi, öteden beri Azinligin " tekelindedir." Tütün, özellikle Trakya'da yetistirilen "dogu çesidi" tütün, yetistirilmesi en zor ve en zahmetli bir üründür ve bu yüzden çogunluk rençperi tütüncülügü tercih etmez ve bu geleneksel ürünü yetirstirmek Azinligin "tekelinde" kalmistir. Yunanistan'da tütün yetistirilen bölgelerden tütüncülerin hiçbir sendikal örgütünün bulunmadigi tek bölge Trakya'dir. Sendikallesmenin bulunmasi, bir süre haksizliklarin geçmesine yol açmaktadir. Son yillarda Trakya'ya eski Savyetler Birligi ülkelerinde Yunan kökenli göçmenler yerlestirilmeye baslamistir. Bu göçmenlerin issizlik sorununa çözüm olarak tütüncülük bulunmus olmali ve tütün ekme izinleri azinlik rençperlerinde alinip, göçmenlere verilmeye baslamistir. Bu da Azinlik mensuplari arasinda issizlik artmasina yol açimistir.

*1960'li yillardan önce topraksiz azinlik köylülerinden bazi kisilere kamu arazisinden tarla verilmisti. Bu tarlalar geri alinmis ve çogunluk köylerine dagitilmistir.

*Bazi azinlik köylerinde azinlik mensuplarinin elindeki Osmanli tapurlarini devlet tanimayarak isledikleri tarlalara el koymaya kalkmis, bazilari el koymustur.

* Yunanistan'da tarim arazilerinde zorunlu "toprak bütünlestirmeleri" yapilir. Azinlik rençperi kendi bölgesinde "toprak bütünlestirmesi" yapilacak diye korkudan titrer, zira deneyimlerinde bilir ki bu islem hep kendi aleyhine ve komsusu Yunanlinin lehine gelisecektir.

Birkaç köyden ibaret bir nahiye (küçük yerel yönetim birimi) uzun yillar nahiye müdürlügü yapmis bir azinlik mensubunun söyledikleri, azinlik gerçegini güzel yansitmaktadir: " Azinliga ayrim yapilmayan hiçbir konuya rastlamadim. Belki bir teki disinda. 65 yasini dolduran rençperlere, Yunanlisina ve Türküne, ayni emekli maasi veriliyordu."

Fakat azinlik rençperlerinin traktör kullanma ehliyetine sahip olabilmek için 30 yil boyunca bu yakinlara dek yasadiklari serüvenler özellikle ilginçtir.

Azinlik'ta traktör ehliyeti serüveni

1991'lerde azinlik rençperlerinin elinde 3.000 kadar traktör bulunmaktadir. Bunlardan ancak 800 kadari, traktör kullanma ehliyetine sahip rençperler tarafindan kullanilmaktadir. Bu sayi, iki yil önce daha düsüktü, 400 ile 500 civarindaydi. Ancak son iki yilda orda tam üç kez milletvekili seçimleri yapilmisti. Azinlik rençperlerinden oy toplayabilmeleri için, seçim öncesi, Trakya'da milletvekili adaylarinin herbirine 10 kadar traktör ehliyeti dagitma yetkisi veriliyordu. UB nedenle ehliyet sahibi azinlik rençperlerinin sayisinda büyük artis kaydedilmisti ve bu sayi 400'lerden 800'lere çikmisti.

Digerleri, yani 2.000'den çok traktör, sahipleri tarafindan ehliyetsiz ve kaçak olarak kullaniliyordu. Zira gizli genelgeler geregince azinlik rençperlerine ehliyet verilmiyordu. Azinlik rençperleri bu amaça yapilan sinavlarda ehliyet alma hakki verilmiyor veya sinavlara hiç alinmiyorlardi. Aralarinda öyleleri vardi ki, 20 yildan beri traktör kullaniyorlardi ve bu orada iki traktör eskitmislerdi ve ellerinde altindaki üçüncüsüydü, ama ehliyetleri yoktu ce kaçak olarak kullaniyorlardi. Böyle kisiler için milletvekili seçimleri bir firsatti. Seçim öncesi aday bürolarinda kuyruklar olur ve pazarliklar yapilirdi. En çok oy getirebilecek olanlara ehliyet verilirdi. Ancak bu tarihli kimselerin sayisi sinirliydi ve bir seçimde ehliyet alamayanlar, sanslarini yeniden denemek üzere öbür seçimleri beklerlerdi. Bu arada traktörlerini ehliyetsiz olarak kuflanmak zorundaydilar.

Sorun burada kalsa, önemli olmayacak. Ama bir uzantisi vardi ki, can yakiyordu. Polis, besbelli bir merkezden gelen direktif üzerine, belirli araliklarla ve sik sik azinlik köylerine baskinlar düzenliyor, yollarda pusuya yatiyor ve ehliyetsiz traktör kullananlari yakaliyordu. Tarlada traktörünü kullanan rençper bile elinden kaçmiyordu. Ardindan suçüstü mahkemesi, para ve hapis cezasi, kisaca yiginla masraf. Polis, kimde ehliyet olmadigini biliyor ve onu eliyle, koymus gibi gidip buluyordu. Bir rençper yilda üç kez mahkeme önünde çikarilsa, tüm yillik kazancini oraya harcamak zorunda kaliyordu. Ve traktör, vazgeçilmez bir tarim araciydi.

Bazen su veya bu nedenle bir azinlik köyünün cezalandirilmasi kararlastirilirdi. O köyde 20 traktör varsa, 15'inin sahibinden ehliyet yoktu. Polis onlari birer birer bilirdi. Bir gün gidip 15'ini de yakalar ve mahkemeye sevkederdi. Onlarla birlikte kaçak olarak özel araba ve motosiklet sürücüleri de yakalanirlardi.

Azinlik rençperi bir traktör ehliyet elde etmek için çok seyler vermeyi göze aliyordu. Oy vermeyi de, rüsvet vermeyi de. Bazen ne biri, ne de öbürü yeterli oluyordu.

Gizli genelge ve direktiflerden olusan Azinlikla ilgili özel mevzuat

Azinlik mensubu vatandaslar için de, tabii, seklen, Anayasa, yasalar, yasa önünde esitlik ve esit vatandaslik ilkeleri geçirildi. Hiçbir zaman bunun tersi iddia edilmemistir. Gerçi 1991'den itibaren Azinliga esit vatandaslik ilkesinin uygulanacagi" resmen ilan edilirken, 1991 öncesi esitligin ihlal edildigi de böylece itraf edilmis oluyordu, ama dolayli olarak ve sonradan.

Gerçekte Azinlik için özellikle Disisleri Bakanliginin çakardigi gizli genelge ve direktiflerden olusan ayri bir "mevzuat" geçerlidir. Ve bu "mevzuat", digerlerinin, yani, Anayasanin ve uluslararasi anlasmalarin da üstündedir. Disislerinin azinlik politikasi ve azinlik aleyhinde alinan yasadisi yönetsel önlemler, bu gizli genelge ve direktiflerle belirlenir ve uygulamaya konur.

Bu genelge ve direktifler gizli (ve yasaya aykiri) olduklari için Resmi Gazetede yayinlanmaz ve hiçbir sekilde açiklanmaz. Bir konuda azinlik bireyleri için ayrimci bir uygulama ve yönetsel önlem geçerliyse, bu uygulama ve önlem böyle bir genelge veya direktifle belirlenmistir ve bunun varligi dolayli olarak dogurdugs sonunçlardan anlasilir, çok nadir olarak belirli bir gizli genelgenin varligi itiraf edilmis ve içerigi özet olarak ögrenilebilmistir. Ilgili belgeler, servislerde emniyetli özel çelik para kasalarinda muhafaza edilir.

Ilk bölümde degindigimiz "%5 orani" ile ilgili gizli genelge, varligi itiraf edilmis önemli genelgelerden biridir ve 1991'de yürürlükten kaldirilmistir. Bir gizli genelgenin varligi tesadüfen ve genellikle uzun yillar sonra ögrenilebilmektedir veya hiç ögrenilmemektedir. Onun için, Azinlik aleyhinde zaman zaman uygulanmis ve uygulanmakta olan gizli genelge ve direktifler, tarihi bir arastirma konusu alabilir.

Ilgili bir örnek: 1984 yilinda alinmis bir toplu cezalandirma önleminin bir gizli direktif ürünü oldugu on yil sonra tesadüfen ögrenilmistir. O yilin Agustos ayin'na Trakya'da dükkan sahibi, tüccar, küçük satici v.s. neredeyse tüm azinlik esnaf sinifina, toplam olarak 1.200 kadar kisiye, herbirine 200'er bin drahmilik (o zamanin esdegerligiyle 6'sar bin mark) Maliyeden para cezasi gelisti. Gerçekte islenmemis bazi suçlar ileri sürülerek, ve hayatta olmayan veya dükkanin yillar önce kapatmis kisilere bile, hayattaymislar gibi veya hala dükan isletiyorlarmis gibi. Azinliga kollektif cezanlandirmalar uygulaniyordu, ama bu çapta ve böylesine açikça yalan suçlamalarla ilk kez oluyordu. " Sizi burada yasatmayacagizm çekip gidin, anlamiyor musunuz" gibilerden bir mesaj iletilmek istendigi belliydi. Bu kollektif cezalandirmanin, o zaman Disisleri Bakan Yardimcisi ve hükümetin azinlik politikasindan sorumlu üyesi Yannis Kapsis'in gizli direktifiyle uygulandigini bu yakinlarda ögrendik. O zamanlar, henüz, Azinligin, Atina'da Disislerinden gönderilen gizli genelge ve direktiflerle yönetildigi bilinmiyordu.

Gizli genelge ve gizli direktif yöntemlerinin, digerleri yaninda, ilgili baski ve ayrim önlemlerini belgelemeyi ve kanitlamayi zorlastirmasi, böylece sikayet ve itraz yollarini engellemesi veya kapamasi, söz konusu önlemlerin izlenen genel bir politikanin ve merkezi bir kararin ürünü degil de, her vatandasin karsilasabilecegi yerel bürokratik zorluk ve engellerden ibaret oldugunu iddia etme olanagi vermesi gibi "yararliklari" da vardir.

Halen Vatansız olan Azınlık Mensupları

Halen Vatansiz olan Azinlik mensuplari

Tarim sektöründe baski ve ayrim önlemleri

Toprak ve tarimcilik konusunda Azinlik rençperleri alehinde alinan önlemlerden en önemlileri sunlardir : 1. Göç etmek amaciyla tarlalarini (ve diger tasinmaz mallarini) satmak isteyen azinlik mensuplarina müsteri bulmak. 2. Kitlesel toprak kamulastirmalari 3. Tarimlikta azinlik reçperlerine çikarilan çesitli engeller.

Yunan hükümetleri, uzun yillar, Trakya'daki çogunluk mensubu Yunanlilari, azinlik Türklerinin mülkiyetindeki tarlalari (ve diger tasinmazlari ) satin alabilsinler diye, elverisli sartlarla verilen (düsük faizli, ödeme süresi uzun) kredilerle destekliyordu. Komplocu bir hava içinde ve gizli olarak dagitilan bu kredilere " milli maksatli " krediler adi verildi.Bu kredilerle, azinlik mensuplarinin sahibi olduklari mallari elden çikarmalari ve Trakya'yi terketmeleri kolaylasiyordu. Böylelikle, çok sayida tasinmaz mal ve tarim el degistirdi, azinlik mensuplarindan çogunluk mensuplarina geçti. Yerel Yunanca basinda "milli maksatlar" kredilerin dagitiminda büyük yolsuzluklar yapildigi zaman zaman yazilmissa da, bu kredilerin hangi kisilere, hangi Türkün malini satin almak için, ne kadar ve hangi sartlarla verildigi hiçbir zaman açiklanmadi. Zira konu, bir "milli sir" kabul edilmektedir ve ifsa edilmesi sakincali görülmektedir. Bu yolla, tarim hiç ilgisi olmayan kisiler, devlet memurlari ve hatta Trakya disindan gelen kimseler, yüzlerce, binlerce dönümlük tarim arazisine sahip oldular. Bugün bu "milli maksatli", kredilerin dagitiminin durdugu veya çok istisnai hallerde yapildigi söyleniyor. Bu politika, Azinlikta bir yandan göçü hizlandirdi, öbür yandan proterlesmeyi yayinlastirdi.

1970'li ve 80'li yillar, Azinliga en gaddar baski ve ayrimlarin doruga ulastigi yillardir. Bu dönemde Trakya'da büyük isler (sanayi bölgesi, üniversite sahasi, ordu talim sahasi v.s.) için genis arazi kamulastirmalari yapilir. Tüm kamulastirmalar, azinlik Türklerinin sahibi olduklari ve isledikleri araziler üzerine denk getirilmistir. Gerçek ihtiyaçlar çok asilarak gerçeklestirilen kamulastirmalarin bedeli, topragin gerçek degerinden çok asagilarda tespit edilmistir. Azinliga göre, kamulastirilan bölgeler kasten tercih edilmis ve kamulastirmalar kasten genis yapilmistir. On binlerce dönümlük kamulastirma sonunda, binlerce azinlik mensubu rencper topraksiz kalmistir. Bu islemlerin üzerinde 15-25 yil geçmis oldugu halde, kamulastirilan arazilerin büyük bir bölümü, hala kamulastirma amacinda kullanilmamis ve bos durmaktadir. Hatta bu bos duran tarlalarin bazilari, çogunluk mesubu rençperlere islemeye verilmeye baslamistir.

Belirli bir anti-azinlikci strateji çerçevesinde planladigi anlasilan bu genis kamulastirmalarin sonuncusu, Trakya'da Rodop ilinde yine neredeyse yalnizca azinlik rençperlerine ait 24 bin dönümlük islenen arazide yapilmasi kararlastirilmis olan "açik hava-tarim" hapishanesi ile ilgili idi. Bu kamulastirma 1992 yilinda Micotakis hükümeti döneminde iptal edildi.




‹‹‹ geri dön
Arşiv ››› 
 
  copyright © abttf.org
      Toplam : 810278    Bugün : 252    Son : 4:31    Aynı anda : 9507
ABTTF
Avrupa Vatandaslar Girisimi Temali Bati Trakya Ziyareti ve 1 Milyon Imza Kampanyasi, 06-09.06.2013, Gumuelcine ve Iskece
Avrupa Konseyinde Yan Etkinlik, 25.04.2013, Strazburg, Fransa
ABTTF ve DEB Partisinin Hollanda Dernegi ile Uye Dernekleri Ziyareti, 28.11.-02.12.2012
ABTTF 2014 Yil Sonu Ueye Dernek Ziyaretleri
Bati Trakyaya Calisma Ziyareti, 30.08.-04.09.2012
Specials
Teknoloji