Forum! New!


Facebook
Twitter

Ulah Azınlığı


Balkan yarimadasinin yerli unsurlari arasinda yer alan ve bölgenin en eski topluluklarindan sayilan Ulahlar da Yunanistan’da yasayan ve Yunan olmayan azinliklardan biridir. Ulahlar, Makedo-Rumence konusan, Latin kökenli, Balkanlara çok eski zamanlarda yerlesmis ve günümüzde çesitli ülkelere dagilmis olarak sayilari 2.500.000’i bulan bir topluluktur. Ulahlar kendilerini Romani, Romeni, Aromani diye adlandirmalarina karsin Yunanlilar tarafindan Kutsovlakh veya bir tür dialekt konusan Helenler, hatta Roma Imparatorlugu zamaninda Latinlesmis Helenler olarak nitelendirilmektedir. Ulah diasporasi kaynaklarina göre, Yunanistan’da yasayan Ulah sayisinin 250.000 ila 1.200.000 arasinda olabilecegi belirtilmektedir. Eski Yunan disisleri ve savunma bakanlarindan Ulah asilli Evangelos Averof ise 1948 yili itibariyla bu sayinin 150 – 200.000 arasinda oldugunu dile getirmistir. Yunanistan’da Megleno-Rumence ve Aromunca (Ulahça) olmak üzere 2 ayri Ulah dili kullanilmaktadir. Megleno-Rumence konusan gruba Vlasi denmekte olup, Ulah arastirmalariyla taninan Winnifrith’e göre bu grup esasen Peçenek ve Kuman(Kipçak) Türkleri’nin Latinize olmus koludur.



Yunanistan'daki etnik Ulah azinligi daha çok daglik ve yayla bölgelerinde yasayan, büyük sürü çobanligi, çiftçilik ve ticaretle ugrasan bir topluluktur. Ulahlar Yunanistan'da Pindus daglari ve çevresi, Teselya, Ege Makedonyasi'nin bati ve kuzey kisimlari, Vermion dagi ve çevresi ile Selanik'in kuzeyindeki Meglen bölgesinde yasamaktadir.



Ulahlarla ilgili arastirmalariyla taninan Wace ve Thompson'a göre, bunlar Rumenlerle ayni kökenden gelmektedir. Ayrica, tüm arastirmacilar tarafindan kabul görmüs bir özellik olan, Ulahlarin göçebe – çoban yapilari, yüzyillardan beri yerlesik uygar bir yapiya sahip olduklarini israrla öne süren Yunanlilarla sosyo-kültürel ve antropolojik açidan herhangi bir baglantisinin olmasina olanak vermemektedir. Yunan sempatizani olarak taninan Richard Clogg dahi Ulahlarin Romence'ye çok yakin bir dil konustuklarini ve günümüz Yunanistan'inda önemli bir azinlik oldugunu belirtmektedir.



Ulahlarin tarihinde en önemli dönüm noktalari ise Osmanli Devleti tarafindan 1905’te “millet” olarak taninmalaridir.



Pindus bölgesinde dogan Ulah rahip Margarit’in egitim faaliyetleri ile beraber Ulahlar arasinda XIX. Yüzyilin ikinci yarisinda yogun bir bilinçlenme hareketi baslamistir. Margarit’in Ulah gençleri üzerindeki egitimi, onlara Ulahça ögretmesi ve zamanla bölgede açilan Rumen okullari öncelikle Rum Ortodoks Patrikligi’ni harekete geçirmis, yüzyillardir bütün Balkan Ortodokslari üzerinde tartismasiz hegemonya kurmus olan Patriklik bu gelismeden çok rahatsiz olmus ve tepki göstermistir. Bunun üzerine Margarit Bükres’e giderek Makedo-Rumen Komitesi’ne katilmistir. Ancak bu gelismeler Osmanli Imparatorlugu’nun bölgede hüküm sürdügü yillarda gerçeklesmekteydi. Bu çerçevede 1892’de Istanbul’a gelen 6 Ulah temsilci ve 2 rahip, Patrikhane’nin kendilerine yönelik faaliyetlerinden ve baskilarindan sikayette bulunmus ve yardim istemistir. Bunun üzerine Osmanli yönetimi Ulahlarin kiliselerini kurmalarini ve kendi dillerinde ayin yapmalarina olanak saglamistir. Yunanlilar ise bu gelismelerden rahatsiz olmuslar ve Ulah rahiplerini çetecilerle tehdit etmislerdir. Subat-Mart 1905’de ise Yunanlilar Florina-Nikhovan köyünde yasayan Ulahlara saldirarak, 6 kisiyi katletmislerdir.



Osmanli Devleti tarafindan 22 Mayis 1905 tarihli fermanla taninmis olan Ulahlar, tarihlerinde kisa fakat ilk defa resmen esit haklara sahip olarak yeni bir döneme girmisler, kendi yöneticilerini seçmelerinin yanisira, kilise ve okullara sahip olmus, Osmanli Meclisi’ne de temsilci gönderebilmislerdir. Balkan savaslarina kadarki süreçte Meclis-i Mebusan’da Ulah mebuslari bulunmus ve diger “millet” temsilcileriyle birlikte görev yapmislardir.



Ancak Ulahlarin “millet” sisteminin içine ayri bir unsur olarak kabul edilmeleri Yunan çetelerinin saldirganliklarini daha da artirmasina yol açmis, Ulahlarin okullarina ve köylerine düzenlenen saldirilarla çok sayida Ulah öldürülmüs ve evleri yakilip yikilmistir.



Taninan bu imkanlarla 1912 yilina kadar bölgedeki Ulah ilkokullarinin sayisi 114’e, liseleri 4’e yükselmis, kendi dillerinde ise 20 civarinda dergi-gazete yayinlayabilmislerdi.



Bu dönemde Sultan II. Abdülhamit tarafindan millet olarak taninmis olmalari nedeniyle Ulah milli sairi Konstantin Belematse’nin yazdigi mars günümüzde hala yasatilmaktadir.



1912-1913 Balkan savaslari, Osmanli devletinin hakimiyetini kaybettigi topraklar üzerinde yasayan tüm azinliklari etkiledigi gibi Ulahlari da olumsuz yönde etkilemistir. 1913 Bükres Anlasmasi ile Yunanistan, kendi yönetimine geçen Ege Makedonyasi’ndaki Ulahlari azinlik olarak kabul etmis ve onlarin okul ve kiliselerine önce izin vermis, Makedon azinligina uyguladigi etnik temizligi gerçeklestirememis, ancak Ulahlar arasindaki milli bilincin kirilabilmesi için onlarin dillerini küçümseyen, kamuya açik yerlerde kullanimini kisitlayan tedbirler almaktan da geri durmamisti.



Iki savas arasi dönemde, özellikle de Metaksas diktatörlügü sirasinda, Yunanistan’da uygulanan devlet terörü sonucunda, Makedonlara oldugu gibi Ulahlara da zorunlu Yunanca ögrenmeleri için baski yapilmis, Ulah okullarina gidenlerle Yunan okullarina gidenler arasinda ayrimcilik yapilmistir.



Ulahlarin tarihinde ikinci dönüm noktasi ise “Pindus Prensligi” dönemi olmustur. Ikinci Dünya savasinda Italyan isgali altinda bulunan Yunanistan’da “fasist dava” için kazanilmak istenen Ulahlardan Alkibiades Diamandi önderliginde, Italyan güdümlü “Pindus Presnligi”nin kurulmasina olanak saglanmistir. Özerk yapidaki bu olusumun basinda prens olarak ilan edilen Diamandi, ayni zamanda “Romen Lejyonu” diye de anilan askeri kuvvetin basiydi ve Prenslik Epir’in yani sira Makedonya’yi ve Teselya’nin tamamini kapsamaktaydi. Ancak Italya’nin yenilgisi sonucu bu girisim de basarisizlikla sonuçlandi.



Kendilerini Yunanlilardan farkli ve ayri gören Ulahlarin bir bölümü, Yunan Devleti’nin uyguladigi asimilasyon politikasina bir ölçüde boyun egdiler, hatta asimile oldular, ancak daha keskin tavir koyanlar Yunanistan’i terk ederek, ABD, Avustralya gibi deniz asiri ülkelere göç ettiler ve bir Ulah diasporasi olusturdular.



ABD, Avustralya ve Bati Avrupa ülkelerine göç eden Ulahlar arasindaki milli bilinç daha güçlü olup, kurduklari dernekler vasitasiyla baglarini sürdürmüslerdir. ABD'deki "Farsarotul Dernegi", Vasile BARBA önderliginde Almanya/Freiburg'da kurulan Ulah Dili ve Kültürü Birligi adli olusumlar bunlara örnek olarak gösterilebilir. Diger taraftan, BARBA'nin girisimleriyle, Mannheim ve Freiburg Üniversitelerinin Romanistik kürsüleri bir protokol imzalayarak, Agustos 1986'da "Uluslar arasi Aromence Kürsüsü"nün hayata geçirilmesi saglanmistir. Almanya'da 3000 civarinda Ulah bulunmakta olup, Ulah Dili ve Kültürü Birligi ve Ulah Arastirmalari merkezi adli olusumlar araciligiyla kimliklerini ve dillerini korumaya ve yasatmaya çalismaktadirlar.



Diger taraftan, 1998 yilinda Avrupa Konseyi Balkanlar Komitesi'nce yürürlüge konulan, Yunanistan tarafindan da imzalanmis olan The European Charter of Regional and Minority Languages adli belge, Ulah dilini de içine alan bir korumayi getirmektedir. Avrupa'da az konusulan dillerin korunmasini ve yasatilmasini öngören EBLUL (European Bureau for Lesser Used Languages) adli girisim de Avrupa Birligi tarafindan desteklenmesine ragmen, AB üyesi Yunanistan'dan tepkiler almaktadir.



Ancak her sorunun çözümünü bulan Yunan propagandasi kendi güdümünde kurdurdugu Ulah derneklerine etkinlikler düzenleterek, Ulahlarin kültürel varliklarini sürdürdügü imaji yaratmaya çalismakla birlikte, etkinliklerin Yunanca gerçeklestiriliyor olmasi ne kadar göstermelik senaryolarin icra edildigini açikça ortaya koymaktadir.



Kurdurdugu sözde derneklerin etkinliklerine göz yuman Yunan yetkililer, ayni hosgörüyü 1995 yilinda EBLUL tarafindan hazirlanmis olan ve "Avrupa'da az konusulan dilleri" gösteren bir haritayi dagitmaya çalisan Sotiris Bletsas adli Ulah azinlik liderine göstermemistir. Bletsas bu eylemi nedeniyle polis tarafindan tartaklanmis, 15 ay hapis ve 500.000 Drahmi para cezasina çarptirilmistir. Konuyla yakindan ilgilenen Greek Helsinki Monitor'un sözcüsü P. Dimitras da YDP milletvekili tarafindan bir televizyon programinda fiziki saldiriya ugramistir. Bir batili diplomat ise Avrupa Birligi'nce desteklenen EBLUL'un hazirladigi haritayi dagitmak istedigi için tutuklanan Bletsas olayindan sonra, "bakalim, Avrupa Birligi'ni ne zaman tutuklayacaklar" demek ihtiyacini duymustur.



Almanya'daki Ulah diasporasinin liderlerinden BARBA'nin 1994 yilinda Rumen Parlamentosu'ndan destek istemesi ve Avrupa Konseyi'ne sundugu raporlar sonucunda, 1996 yilindan itibaren Avrupa Konseyi Ulah sorununu ele almaya baslamistir. Sonuçta, Avrupa Konseyi Ispanyol parlamenter Luis Maria de Puig'in Ulahlarla ilgili raporunu 24 Haziran 1997'de oybirligiyle onaylamistir.



Avrupa Birligi'nin çesitli platformlarinin gündemini isgal edebilen böyle önemli bir sorun, Yunanistan'in Avrupa Birligi'nin kurulus, isleyis ve yasama ilkelerine ne kadar aykiri düstügünü göstermektedir. Ancak Yunanistan inkar etmekte ne kadar dirense de, geçmisi 2000 yil öncesine giden, Balkanlar'in oldugu kadar, Yunanistan'in da en eski topluluklarindan olan Ulahlarin hak arama ve kültürlerini yasatma mücadelesi devam edecek gibi gözüküyor.











SULTAN II. ABDÜLHAMIT MARSI



Sen, ulu ve hasmetli

Muzaffer Sultansin

Huzurunda, neseli

Sarkimizi duyansin!



Sendedir hürriyet

Ulahlara, millete,

Azametle gayret

Hediyedir devlete!



Ey tanrim kudretinle

Koru Sahimizi

Sonsuz merhametinle

Osmanli tahtimizi!



Bin borazanla gürler

Ulahin ülküsü

Padisaha ömürler

Diler Ulah türküsü!



Bin yil yasa Sultanim

Sanli, ünlü ilhan,

Sultanlar Sultani,

Abdül Hamid Han!

IMNUL SULTANLUI ABDUL HAMID O!



Prea naltsat shi mare

Sultan azvingator,

Ca la lutsitlu soare

Ncijinats cantam an cor!



Armanjlor libertate

Di natsie, pri loc,

Na didesh lunjinate,

Shi ts-uram cu foc!



O! Doamne-a tut putinte

Aveaglje pri Sultan,

Cu njila-a ta, prea Sfinte

Shi tronlu Otoman!



Arasunats trompete

An sute sh-njilj di bots,

A padishahlui-n ete

Cantats Armanji cu tots!



Mults anji s-banedz Sultane

Abdul Hamide Khan,

Imperator cu numa

Sultanjilor Sultan!



 

 


‹‹‹ geri dön
Arşiv ››› 
 
  copyright © abttf.org
      Toplam : 806983    Bugün : 725    Son : 22:42    Aynı anda : 9507
ABTTF
Bati Trakyaya Calisma Ziyareti, 30.08.-04.09.2012
RML2future Konferansi, 17-18.01.2012 Bolzano, Italya
ABTTF 18. Olagan Genel Kurulu, 23.02.2013, Gießen
ABTTFnin Yil Sonu Uye Dernek Ziyaretleri, 20-30.12.2013
Specials
Teknoloji