Forum! New!


Facebook
Twitter

Arnavut Azınlığı

Arnavutlar, Balkan yarimadasinin en eski halklarindan olup, köklerinin Ilirler’e dayandigi kabul edilmektedir. Yunanistan’da yasayan Arnavutlar’i ise 3 grupta toplamak mümkündür:

• Ortodoks Arnavutlar (Arvanitler / Arvanites)
• Müslüman Arnavutlar (Çamerya-Tsamuria / Thesprotia Arnavutlari)
• Soguk savaş sonrası Yunanistan’a gelen göçmen Arnavutlar

İlk 2 gruptaki Arnavutlar, Yunanistan devleti tarafindan çesitli zamanlarda ya sürgüne ya etnik temizlige ya da asimilasyona ugratilmislardir. Yunan yönetimleri bunlarin etnik kimliklerini ve varliklarini tanimamakta, özellikle Ortodoks mezhebinden olanlarin “Helen” oldugunu iddia etmektedir. “Arvanites” olarak nitelenen bu grup içinde kendisini Yunan olarak tanimlayanlar bulunmakla birlikte, bunun asil temeli asimilasyona dayali Yunan politikasinda yatmaktadir.

Balkan uzmani olan Hugh Poulton’un tespitlerine göre, üç nesil öncesine kadar Attika, Boeotika, güney Evvoia ve Hidra’da, hatta Atina’nin Plaka semtinde kalabalik bir Arnavut nüfus bulunmaktaydi. Plaka, Atina’nin Arnavut semti olarak bilinir, burada kendi mahkemeleri bulunur ve islemler Arnavutça yapilirdi. Bu durum 1940’li yillara kadar devam etmis, II. Dünya Savasi ve Yunan iç savasinda Yunanlilarin ileri sürdükleri “Arnavutlar isgalci Italyanlarla isbirligi yapti” iddialarinin ardindan ülkedeki Arnavutlar ya sinir disi edilmisler, ya katledilmisler ya da Yunanistan’in çesitli bölgelerine sürülmüslerdir. Yunanistan’da kalmis olan Arvaniteslerin, Yunan milli Ortodoks kilisesi ve asimilasyoncu egitim sistemiyle toplum baskisi yüzünden dilleri yok olma tehlikesiyle karsi karsiya bulunmaktadir. Avrupa Az Konusulan Diller Bürosu’nun verilerine göre Arnavutça, Yunanistan’in orta ve güney kesimlerinde birbirinden kopuk ayri bölgelerde konusulmaktadir. Ancak bu özel hayatta, ev içinde mümkündür. Açikça toplum içinde konusulmasi, Yunan halki tarafindan tepkiyle karsilanmaktadir.

Yunanistan’da yasayan diger Arnavut grubu olan Çamerya Arnavutlari ise kapsamli bir soykirimin hedefi olmuslardir. Iç savas sirasinda anti-komünist cepheyi olusturan General Napolyon Zervas komutasindaki EDES çeteleri bir taraftan komünist EAM-ELLAS kuvvetlerine karsi savasirken, diger taraftan da Makedon, Arnavut gibi Yunan olmayan unsurlara karsi temizlik harekati yürütmekteydi.

Italyan isgalinden önce Yunanistan’da genel seferberlik ilan edildiginde, Yunan vatandasi olan Çameryali Arnavutlar hükümete basvurarak silah altina alinmak istemelerine ragmen, seferberlik kapsamina alinmis ancak kazma-kürekle insaat isçiliklerinde kullanilmistir. Italyan isgali sirasinda da kisa süre önce yaptiklari bu hatadan dolayi Arnavutlarin tepkisinden çekinen Yunan yönetimi, 14 yas ve üzeri bütün erkekleri toplama kamplarina sürmüs ve savas esiri muamelesi yapmistir. Çamerya bölgesindeki Arnavut halka yönelik asil büyük kiyim ise 27 Haziran 1944’de basladi. Insanlarin çesitli uzuvlarinin kesilip parçalandigi, hamile kadinlarin, bebeklerin katledildigi bir soykirim yasandi.

27 Haziran 1944 ile Mart 1945 arasinda Yunanlilar bütün Çamerya’da sivil halktan 3242 kisiyi katletmis olup, bunlardan 2900’ü yasli veya genç erkek, 214’ü kadin, 96’si çocuktur. Ayrica, 745 kadina tecvüz edilmis, 76 kadin kaçirilmis, 3 yasindan küçük 32 bebek katledilmis, 68 köy yerle bir edilmis, 5800 ev ve ibadethane tahrip edilmistir. Bütün bu vahsetin ardindan, hayatta kalabilen Çamerya Arnavutlari anayurtlarini terk etmek zorunda kalmislardir. Kalanlar ise Ortodoks kimliginin disinda Arnavut etnik kimligini inkar eden Atina’nin bu politikasi sonucunda ana vatanlarinda kendi dillerini konusamaz olmuslardir. Sinir disi edilen ve kaçan Arnavutlarin mallari-mülkleri bölgeye getirilen yerlesimcilere dagitilmis, bölgedeki bütün yer adlari Yunanca’ya çevrilmistir.
Günümüzde Çamerya Arnavutlari, Tiran’da mukim Çamerya Siyasi Yurtsever Dernegi vasitasiyla hak arama mücadelelerine devam etmektedir. Arnavutluk Halk Meclisi de 30 Haziran 1994’de aldigi bir kararla 27 Haziran gününü Çamerya soykirimini anma günü olarak kabul ve ilan etmistir.

Çamerya sorunu, 1995 Ocak ayinda Temsil Edilmeyen Milletler ve Halklar Örgütü'nün 4. genel kurul toplantisinda ele alinmis ve 12 numarali karar olarak su noktalar vurgulanmistir.

• Çamerya halkinin yeniden yurtlarina dönmesi ve vatandaslik haklarinin geri verilmesi,

• Çam halkina mülklerinin geri verilme hakkinin taninmasi,

• Uluslar arasi kartalar ve belgelerden dogan haklarinin taninmasi, bunun için de Yunan hükümetinin Çamerya sorununun tarihi gerçeklerini kabul etmesi ve çözüm için ciddi adimlar atmasi.

Özellikle Çamerya Siyasi Yurtsever Dernegi'nin çabalariyla "çamerya soykirimi" konusu uluslar arasi platformda da ses getirmeye baslamistir: Buna göre;

• ABD Senatosu'nun 20.08.2002 tarihinde yaptigi özel oturumda çam sorunu görüsülmüs ve Arnavutluk basin yayin organlarinda; çözüm için ABD Senatosu'nda yesil isigin yandigi, ABD'nin Balkanlar için önemli bir sorun olan çam konusunu ele almasiyla birlikte uluslar arasi bir zemin olustugu ve ilk zaferin kazanildigi, Kongrede yapilan görüsmelere katilan Yunanistan Temsilcisi'nin cevabi açiklamalarinin ise Kongre üyelerince tatminkar bulunmadigi yorumlara yer verilmistir.

• BM'de istisari statü sahibi Uluslar arasi Radikal Parti, Çamerya sorununun Avrupa Birligi Parlamentosu'na sunulmasi yolunda bir karar almis ve Yunanistan Hükümeti'nden insan haklari protokolüne uygun davranarak çam halkinin haklarina saygi göstermesini istemistir. Radikal Parti AB Parlamentosu milletvekillerinden Ema Bonino ise, sorunun AB Parlamentosu'nda tartisilmasini saglamak üzere 6 AB milletvekili ile birlikte bir öneri imzaladiklarini açiklamistir.

• Ingiltere'de, Sandhurst Kraliyet Askeri Akademisi ile Uyusmazlik Inceleme Arastirma Merkezi tarafindan "çam Sorunu" baslikli bir kitap bastirilmistir.


Üçüncü grubu olusturan göçmen Arnavutlar ise özellikle soguk savas sonrasinda, AB üyesi olmasi nedeniyle uygun bir is bulma alani olarak degerlendirilen Yunanistan'a çalismak amaciyla gelenleri kapsamaktadir.

Yasadisi göç potansiyeli yüksek olan Yunanistan'da halihazirda 300.000 civarinda Arnavut göçmen bulunmakta olup, Yunan yönetiminin kaçak göçmenlere yönelik tedbirlerinden en fazla etkilenen kesim yine Arnavutlar olmustur. Örnegin, 1992 yilinda 200.000 yasa disi göçmen sinir disi edilirken, bunlarin 150.000'inini Arnavutlar olusturmustur.

Yunan basininda baslatilan özellikle Arnavut göçmenlere yönelik karalayici kampanyalar, Yunan toplumunda da bu kesime yönelik Albanophobia diye adlandirilan Arnavut düsmanliginin dogmasina yol açmistir.

Yasa disi göçmen olmalarindan dolayi, onlarin bu zayif noktalarini istismar eden Yunanlilar arasinda, Arnavutlari çok ucuza çalistiranlar, emeginin karsiligini vermeyenler ve hak talep ettigi takdirde polise bildirme tehdidinde bulunanlar dahi olmustur.

Yunanistan'daki Arnavut göçmenlere yönelik uygulamalar insan haklari kuruluslarinin yillik raporlarinin gündeminden de düsmemektedir. Greek Helsinki Monitor'un 27 Mart 1998 tarihli basin açiklamasinda, Pieria'daki Palio Keramidi belediye baskaninin günes battiktan sonra Arnavut göçmenlerin sokaga çikmalarini yasakladigi ve bunun temel insan haklarinin çignenmesi kadar, irkçi bir karar oldugu belirtilmektedir. Ayni bildiride, Ikaria'da "Soygun Kurbanlari Komitesi" adiyla kurulan bir örgütün üyelerinin ABD'deki Ku-Klux-Klan örgütüne benzer kiyafetlerle masum Arnavutlara saldirdiklari da bildirilmektedir. 1995'de Girit'te bir isverenin iki Arnavut göçmen isçisini, isini gördükten sonra kendilerine ücret ödememek için öldürdügü bu raporlarda yer alan örneklerden biridir.

Yunanistan'da ister yasal ister yasa disi konumda çalisan bütün Arnavutlara önyargiyla ve suçlu gözüyle bakilmakta, bunlarin hiçbir sosyal güvencesi olmadigi ve çocuklarinin egitim-ögretim imkanlari da bulunmadigi için perisan bir hayat sürdürmektedirler.

Yunanistan'daki Arnavutlar, ister soykirimdan kurtularak bölgede kalan Çameryali olsun, ister yapay Ortodoks-Arvanites olarak kategorize edilmis olsun, ya da Arnavutluk vatandasi göçmen olsun, insanlik ayibi "albanophobia"nin mantik disi hezeyanlari var oldugu sürece, bu ülkedeki sistemli ayrimciligin ve asimilasyon politikalarinin kurbani olmaya devam edecekler gibi gözükmektedir.




‹‹‹ geri dön
Arşiv ››› 
 
  copyright © abttf.org
      Toplam : 908207    Bugün : 168    Son : 7:46    Aynı anda : 13031
ABTTF
ABTTF İftarı 2015
ABTTF 2014 Yil Sonu Ueye Dernek Ziyaretleri
ABTTF 19. Olagan Genel Kurulu, 13.06.2015, Gießen
FUEN Parlamenter Oglen Yemegi Toplantisi, 24.01.2012, Bruksel
FUEN Tuerk Azinliklari Calisma Grubu 1. Toplantisi, 20-23.11.2014, Ankara, Tuerkiye
18. Dr. Sadik Ahmet Futbol Turnuvasi Aile Gecesi
Specials
Teknoloji