Forum! New!


Facebook
Twitter

Lozan'ın Geçerliliği


Sevr'in bugün geçerli olması için bütün bu gerekçeler mevcut ve açık bir biçimde ortadayken, Yunanistan DışiÅŸleri Bakanlığı'nın bu geçerliliÄŸi niye reddettiÄŸi ve kendini niçin yalnızca Lozan sistemi ile baÄŸlı saydığı sorusunun iki cevabı olsa gerektir.




Bunlardan birincisi, AntlaÅŸma'nın hemen yukarıda sözü edilen üç niteliÄŸidir. Yani tek yanlılığı, azınlık türleri açısından genelliÄŸi ve coÄŸrafya açısından geniÅŸliÄŸidir. Oysa Lozan AntlaÅŸması'ndaki azınlık koruma hükümleri (md. 37-45) Yunanistan açısından bu niteliklerin tersi nitelikler taşımaktadır. Bir kez, Lozan tek yanlı olmayıp, mütekabiliyet ilkesi üzerine kurulmuÅŸtur. Ä°kincisi, Lozan Azınlık türleri açısından özel bir durumla, yalnızca Müslüman azınlıkların durumuyla ilgilidir. Üçüncüsü de, Müslüman azınlıklar 1923 mübadele sözleÅŸmesiyle Batı Trakya'dakiler dışında Türkiye'ye yollandığı için, Lozan coÄŸrafi açıdan da sınırlı bir antlaÅŸmadır.



Ä°kinci neden, Yunanistan'ın bir gün Lozan'dan kurtulmak niyetine baÄŸlı gibi gözükmektedir. Ä°stanbul Rumları çeÅŸitli nedenlerle Yunanistan'a göçetmektedirler. Orada Yunan uyruÄŸuna geçmeyen, Türk vatandaÅŸlığını koruyarak iÅŸ kuran bu Rumların göçü, Ä°stanbul "établi"lerinin sayısını çok azaltmış ve son zamanlarda 5-6000'e kadar indirmiÅŸtir. Ancak Türkiye dışındaki 60.000'den fazla Rumlar Türk vatandaÅŸlığını taşımaktadırlar. Lozan'daki azınlık korumasının mütekabiliyet ilkesi üzerine kurulduÄŸunu belirten Yunan yetkilileri, bunu resmen söylememekle birlikte, Ä°stanbul'daki Rum azınlığının bir topluluk olarak ortadan kalkması üzerine bu mütekabiliyet bozulmuÅŸ olacağını ve kendilerinin de Lozan hükümlerini Batı Trakya'da uygulamamak hakkına sahip olacaklarını hissettirir bir tutum içerisinde gözükmektedirler. Ä°stanbul Rumları'nın azalması konusundaki yakınmaları bir gün iÅŸte bu amacı gerçekleÅŸtirmeye yönelik gibi gelmektedir. Lozan'ın 37.-45. maddelerini kendilerini baÄŸlayan tek antlaÅŸma olarak ilan etmeleri, Sevr'i tanımamayı mütekabiliyet ilkesinin yokluÄŸuna baÄŸlamaları biraz da bundandır. Oysa, Lozan'daki azınlık korumasının iki ayağından birini oluÅŸturan Ä°stanbul Rumları'nın sayıca azalması, hiçbir surette diÄŸer ayağın yararlandığı hakları etkilememesi gerekir. Lozan kafa sayısı hesabı yapan bir antlaÅŸma deÄŸildir. Türkiye Lozan'daki azınlık haklarını kaldırıyor ya da uygulamaktan kaçınıyor durumuna girdiÄŸi zaman Yunanistan için böyle bir hakkın doÄŸacağı açıktır, ama, Ä°stanbul Rumları'nın Ä°stanbul'daki gayr-i menkullerini tasfiye etmeden, üstelik Türk vatandaÅŸlığını korudukları için Türkiye'ye her an dönebilecek bir biçimde Yunanistan'a yerleÅŸmelerinin, bu ülkeyi Batı Trakya Türkleri'ni adı geçen AntlaÅŸma gereÄŸince tanınmış haklardan yoksun bırakmayı düÅŸünmeye götürmesi, savunulması güç bir tutum gibi gözükmektedir.



Burada Lozan'ın yukarıda deÄŸinilen birtakım nitelikleri konusunda söylenen sözler, bu antlaÅŸmanın Yunanistan açısından ele alınması durumunda geçerli olan niteliklerdir. Oysa, olaya Ege Denizi'nin Türkiye kıyısından bakılacak olursa, Lozan AntlaÅŸması'nın 37. - 45. maddeleri Türkiye açısından (nasıl Sevr Yunanistan için tek yanlı ve genelse) tek yanlı ve genel bir azınlıkları koruma antlaÅŸmasıdır. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti'nde Rumlardan baÅŸka gayr-i müslim azınlıklar da vardır ve bunlar için Türkiye bir mütekabiliyet ilkesinden yararlanmamaktadır. ÖrneÄŸin, Türkiye'deki Yahudilere karşılık Ermenistan Cumhuriyeti'ndeki Müslümanlar Lozan'dan yararlanıyor deÄŸillerdir. Bu durumda, geneldir ve özellikle tek yanlıdır diye, Türkiye Cumhuriyeti Lozan'ı Rumlar dışındaki gayr-i müslim azınlıklara (Protestanlara, Katoliklere, Yahudilere...) uygulamaktan kaçınacak mıdır? Bu sorunun cevabı "hayır" ise, Yunanistan'ın genel ve tek yanlı azınlık koruma antlaÅŸması olan Sevr'in de geçerliliÄŸi inkâr edilemez.



Konumuz olan Batı Trakya Türkleri açısından, Sevr-Lozan tartışmasına ÅŸöyle bakmak gerekir. Batı Trakya Türkleri için Sevr genel bir azınlık koruma rejimi, Lozan Sistemi ise özel bir azınlık koruma rejimidir. Her iki sistemde de azınlık koruma hükümlerinin aÅŸağı yukarı aynı olması birÅŸeyi deÄŸiÅŸtirmez.



Bu genel - özel rejim ayrımı, BirleÅŸmiÅŸ Milletler Genel SekreterliÄŸi'nin 1950'de yayınladığı ve Milletler Cemiyeti sistemi içinde yapılmış olan azınlık koruması antlaÅŸma ve bildirilerinin hukukî geçerliliÄŸini araÅŸtıran belgelerde Yunanistan'dan söz edilirken de yapılmıştır. Ayrıca her iki antlaÅŸma da aynı dönem ve sistemin ürünüdür. Her ikisi de, azınlıkları koruma hükümlerinin temel yasa sayılacağını, bunlarla çeliÅŸen resmi metin çıkarmanın yasak olduÄŸu kuralını getirmektedirler. Her ikisi de Milletler Cemiyeti tarafından güvence altına alınmış metinlerdir. Üstelik, çeÅŸitli ülkelere iliÅŸkin azınlıkları koruma antlaÅŸmalarının listesi verilirken, her zaman "Yunanistan" baÅŸlığı altında Sevr AntlaÅŸması, "Türkiye ve Yunanistan" baÅŸlığı altında da Lozan AntlaÅŸması sayılmaktadır.



Tabii olarak, Lozan Sistemi'nin Batı Trakya için tümüyle ve tartışmasız olarak geçerli olduÄŸunu eklemeye gerek yoktur. Ayrıca, 24 Temmuz 1923 Lozan AntlaÅŸması'nın 45. maddesi, "... haklar, Yunanistan'ca da kendi ülkesinde bulunan Müslüman azınlığa tanınmıştır" hükmünü getirdiÄŸi için, devletlerin halefiyyeti ülkesine göre, bu AntlaÅŸma Yunanistan'a 1947'de katılan Oniki Ada için de geçerlidir.



Sonuç olarak bugün Batı Trakya Türklerinin hukukî statüsü, 1) 1913 Atina AntlaÅŸması'na baÄŸlı 3 numaralı Protokol, 2) 10 AÄŸustos 1920 Yunan Sevr'i ve 3) 24 Temmuz 1923 Lozan Barış AntlaÅŸmasının 37. - 45. maddeleri oluÅŸturmaktadır ve bu üç kategori uluslararası metin, aynı zamanda Oniki Ada'da oturmakta olan Müslümanların azınlık hakları açısından da yukarıda belirtilen nedenlerle, aynı ölçüde geçerlidir.



Bu arada Yunanistan'daki tüm azınlıklar, Yunanistan devletinin o tarihlerden günümüze dek imzalayarak taraf olmuÅŸ bulunduÄŸu tüm uluslararası bildiri (örneÄŸin, Ä°nsan Hakları Evrensel Bildirisi), örgüt (örneÄŸin, AET ve Avrupa Konseyi) ve sözleÅŸmelerin (örneÄŸin, Her Türlü Irk Ayrımının Ortadan Kaldırılması Uluslararası SözleÅŸmesi) getirdiÄŸi insan hakları hükümlerinden de yararlanacaklardır.
 


‹‹‹ geri dön
Arşiv ››› 
 
  copyright © abttf.org
      Toplam : 1664409    Bugün : 16    Son : 2:20    Aynı anda : 13031
ABTTF
18. Dr. Sadik Ahmet Futbol Turnuvasi Aile Gecesi
Guney Tirol Kesif Ziyareti, 26-29.05.2016, Guney Tirol, Italya
Avrupa Parlamentosu Geleneksel Azinliklar Intergrubunda Sunum, 14.03.2013, Strazburg
59. FUEN Kongresi, 07-11.05.2014, Almanya-Danimarka Sinir Boelgesi
20. Dr. Sadik Ahmet Futbol Turnuvasi ve Kultur Soleni, 08.06.2014, Duisburg
Avrupa Parlamentosunda Konferans, 28.11.2012, Bruksel
Specials
Teknoloji