Forum! New!


Facebook
Twitter

10 AÄŸustos 1920 Yunan Sevr'i


Türkiye'de "Sevr AntlaÅŸması" denince, Osmanlı Ä°mparatorluÄŸu'nun parçalanmasını belgeleyen uluslararası metin akla gelir. Oysa, aynı yer (Sevr) ve tarihte (10 AÄŸustos 1920) Osmanlılarla ilgili olarak imzalanmış bir deÄŸil, tam üç tane Sevr AntlaÅŸması söz konusudur. Osmanlı Ä°mparatorluÄŸu'nu parçalayan antlaÅŸma, Batı Trakya'yı Yunanistan'a resmen veren Trakya konusundaki antlaÅŸma, üçüncüsü de Yunanistan'daki azınlıkların korunmasıyla ilgili olarak yapılan antlaÅŸma ki, "Yunan Sevr'i" olarak bilinmektedir.




"Yunanistan'daki Azınlıkların Korunmasına Ä°liÅŸkin AntlaÅŸma" adını taşıyan ve bir yanda Britanya Ä°mparatorluÄŸu, Fransa, Ä°talya, Japonya, diÄŸer yanda Yunanistan Krallığı tarafından imzalanan bu üçüncü antlaÅŸma, toprakları geniÅŸleyen ülkelere azınlıkları koruma konusunda adı geçen tarafından kabul ettirilen antlaÅŸmalardan biridir.



"BaÅŸlangıç" bölümünde, 1913 başındanberi Yunan Krallığı'nın, topraklarını büyük ölçüde geniÅŸlettiÄŸini tespit eden Yunan Sevr'i, bu ülkede yaÅŸayanlara hiçbir ayrım gözetmeden hak eÅŸitliÄŸi saÄŸlanmasını ve bu hakların "Krallığa eklenebilecek topraklarda da" geçerli olmasını öngörmektedir. Yunanistan bu antlaÅŸmayla kimi ülkelere karşı bu konuda daha önce kabul ettiÄŸi kimi yükümlülüklerden kurtulacak ve bundan böyle yalnız Milletler Cemiyeti'ne karşı yükümlülük altına girecektir. Ä°ki bölümden oluÅŸan, birinci bölümü azınlık haklarıyla, ikincisi ise büyük devletlere birtakım ayrıcalıklar tanımakla ilgili olan antlaÅŸmanın önemli hükümleri ÅŸöyle özetlenebilir :



AntlaÅŸmanın 1. maddesi, Milletler Cemiyeti sisteminde her adımda bir rastladığımız bir hüküm getirmekte ve 1. bölümün 2.-8. maddeler arasının temel yasa sayılacağını ve bunlarla çatışacak hiçbir millî yasanın vb. çıkarılamayacağını söylemektedir. Aynı hükme (onaylanmamış, uygulanmamış) Osmanlı Sevr'inin 140. maddesinde, Lozan AntlaÅŸması'nın ise 37. maddesinde rastlamaktayız.



2. madde yalnız vatandaÅŸlara deÄŸil, ülkede bütün yaÅŸayanlara doÄŸum, vatandaÅŸlık, dil, soy veya din farkı gözetmeden hayat ve özgürlük koruması getirmektedir. Bu insanlar dinlerini özgürce uygulayabileceklerdir.



3.-6. maddeler vatandaÅŸlıkla ilgilidir. Bunlara göre, antlaÅŸmanın yürürlüÄŸe girdiÄŸi tarihte ülkede oturanlar ve bunların Yunanistan'da doÄŸan çocukları (oturmasalar bile) Yunan vatandaÅŸlığına kabul edilmekte, baÅŸka bir uyruÄŸu seçenler, taşınmaz malları üzerindeki hakları saklı kalmak koÅŸuluyla, seçtikleri ülkeye göçedebilmektedirler.



7. madde'ye göre bütün Yunan vatandaÅŸları yasa karşısında eÅŸit olup aynı medeni ve siyasî haklardan, ayrım yapılmaksızın yararlanırlar. Din ve inanç farkı, iÅŸe alınma, memur vb. hakların kullanılmasında etkili olmayacaktır. VatandaÅŸlar özel iÅŸlerinde ve yayınlarda istedikleri dili kullanabilecek, mahkemelerde de bu konuda kendilerine gerekli kolaylıklar saÄŸlanacaktır.



8. madde soy, din ve dil azınlıklarına, harcamaları kendilerine ait olmak üzere, dinî ve ictimaî müesseseler ve okullar kurma, iÅŸletme ve denetleme hakkını vermekte, burada kendi dillerini kullanma imkânı saÄŸlamaktadır.



9. madde yalnızca 1 Ocak 1913'ten sonra Yunanistan'a katılan topraklarda geçerli olmak üzere, farklı dil konuÅŸan vatandaÅŸların önemli oranda bulundukları yerlerde bu toplumlara devlet ve belediye gibi kamu bütçelerinden eÄŸitim, dinî ve insanî amaçlarla adil bir miktarın ayrılacağını öngörmektedir.



10. madde'de Müslümanları kiÅŸisel durum ve aile hukuku ile ilgili sorunlarının Ä°slam adetleri çerçevesinde çözülmesi için gereken önlemlerin alınacağı belirtilmekte ve cami, mezarlık ve diÄŸer Ä°slamî kuruluÅŸlar güvenceye kavuÅŸturulmaktadır. Vakıflar ve diÄŸer Ä°slamî ve insanî kuruluÅŸları tanınmakta, yeni dinî ve insanî kuruluÅŸların meydana getirilmesi durumunda Yunanistan'ın bu tür özel kuruluÅŸlara saÄŸlanan kolaylıkları esirgemeyeceÄŸi hüküm altına alınmaktadır.



Yunan Sevr'inin azınlıkların korunmasıyla ilgili olan I. Bölümü, bu antlaÅŸmanın getirdiÄŸi azınlık hükümlerinin Milletler Cemiyeti güvencesi altında olduÄŸunu, Konsey'in çoÄŸunluk kararı olmadan deÄŸiÅŸtirilemeyeceÄŸini, ayrıca bu hükümler konusunda Yunanistan ile antlaÅŸmaya taraf veya Cemiyet Konseyi üyesi olan herhangi bir ülke arasında bir anlaÅŸmazlık çıkarsa, bu ülkelerin istedikleri takdirde Yunanistan'ı zorunlu olarak Uluslararası Daimi Adalet Divanı'na götürebileceklerini, bu durumda Divan'ın kararının kesin olacağını öngören 16. madde ile son bulmaktadır. AntlaÅŸmanın II. bölümünü oluÅŸturan 17.-20. maddeler, büyük devletlere tanınacak çeÅŸitli ayrıcalıklarla ilgilidir.



GörüldüÄŸü gibi, 1920 Yunan Sevr'i bu ülkeye üç tip yükümlülük getirmektedir. Birincisi, 2. madde'de olduÄŸu gibi bu ülkede yaÅŸayan herkese yaÅŸama hakkı ve hürriyet tanınmaktadır. Ä°kincisi, din, dil ve soy azınlıklarına 7. maddede görüldüÄŸü gibi medeni ve siyasal haklardan ayrım yapılmaksızın yararlanma hakları getirilmektedir. Üçüncüsü de, 8. ve 14. maddelerde görülen kendi dilinde eÄŸitim, vakıfların tanınması vb. hakların varlığıdır. Bu hakları taşıyanlardan 9. madde, "1 Ocak 1913'ten sonra katılan topraklar içindir" hükmü nedeniyle, Batı Trakya için de özel bir nitelik göstermektedir.



Maddelerde rastlanan bu hükümler dışında, AntlaÅŸmanın baÅŸlangıç bölümünde önemli iki nokta dikkati çekmektedir. Birincisi, "Yunanistan'ın daha önce birtakım ülkelere karşı giriÅŸtiÄŸi birtakım yükümlülüklerin kaldırılması" deyimi, Yunanistan'ın kendi ülkesindeki Müslüman azınlıkların korunması için 1830 ve 1881 yıllarında büyük devletlere karşı giriÅŸtiÄŸi taahhütlerin kalkmasıyla ilgili olarak yorumlanmak gerekir, Çünkü Yunan Sevr'i de büyük devletlerle yapılmış bir antlaÅŸmadır. Ä°kincisi, ÅŸimdiye dek yalnızca "Yunanistan'a bırakılan topraklar"la sınırlı olan azınlık hakları Yunan Sevr'i ile bütün Yunanistan'a geniÅŸletilmekte, hatta bununla da yetinilmeyerek, AntlaÅŸmanın yapılmasından (1920) sonra Yunanistan'a katılabilecek olan topraklar için de geçerli kılınmaktadır. Hatırlanacağı gibi, Oniki Ada Yunanistan'a 1947 Paris AntlaÅŸması ile katılmıştır



Sevr AntlaÅŸması, ÅŸimdiye dek Yunanistan konusunda gördüÄŸümüz azınlık antlaÅŸmalarından önemli bir farklılık göstermektedir. DiÄŸer üçünün tersine bu AntlaÅŸma geneldir ve bütün azınlıklara, "Bütün Yunanistan toprakları"nda uygulanacaktır. Dahası, BaÅŸlangıç Bölümü'nde, AntlaÅŸma'nın "Yunanistan'ın bundan sonra edinebileceÄŸi topraklar için de" geçerli olduÄŸu açıkça belirtilmiÅŸtir. Yani, Sevr AntlaÅŸması'nın Batı Trakya ve Oniki Ada'ya uygulanabilirliÄŸini ileri sürmek için, 3 numaralı protokol'u incelerken yaptığımız gibi halefiyet ilkelerine gitmek bile gereksizdir.



Bununla birlikte, Yunanistan, gene 1981 yılında Türkiye'ye yolladığı notalarda, Sevr AntlaÅŸması ile baÄŸlı olduÄŸunu da reddetmektedir. Yunan DışiÅŸleri'ne göre, 1920 Sevr AntlaÅŸması'nın hükümleri, Müslüman azınlıklar açısından Lozan AntlaÅŸması'nın 37.-45. maddeleriyle aynıdır. Üstelik, Lozan'a ekli XVI numaralı protokol'un içeriÄŸinden olsun, Sevr AntlaÅŸması'nın hiçbir biçimde Yunanistan'a Müslüman Azınlığın korunması açısından tek taraflı yükümlülükler getirmek gibi bir amacı olmadığı anlaşılmaktadır.



Yunan DışiÅŸleri'nin Sevr'in geçerliliÄŸini bu reddediÅŸ mantığını anlamak zor olmakla birlikte, gerek sözü edilen XVI numaralı protokol'un incelenmesinden, gerekse bu konuda yazmış olan yazarların ileri sürdüklerinden, tam ters yönde bir sonuç çıkarmak zor deÄŸildir. Nitekim, Lozan'ın Son Senet'inde XVI. numara ile kayıtlı olan Protokol "Ä°ngiliz Ä°mparatorluÄŸu, Fransa, Ä°talya, Japonya ve Yunanistan hükümetleri, iÅŸbu Konferansta yapılan Barış AntlaÅŸmasıyla öteki Senetlerin yürürlüÄŸe konulmasının, Yunanistan'daki azınlıkların koruması konusunda BaÅŸlıca Müttefik Devletlerle Yunanistan arasında, 10 AÄŸustos 1920 tarihinde, Sevr'de yapılmış AntlaÅŸmanın yürürlüÄŸe konulmasını gerekli kıldığı kanısına varmışlardır", demektedir. Protokol'a göre, Sevr'de yapılmış bu iki antlaÅŸmanın onay belgeleri, Lozan'ınkilerle birlikte sunulacaktır.



Demek ki Lozan AntlaÅŸması, 1920 Yunan Sevr'ini kaldırmak ÅŸöyle dursun, bu XVI Numaralı Protokol ile onu teyid etmiÅŸ ve hatta onaylanmasını istemiÅŸtir. Nitekim, Yunanistan bunun arkasından o zamana dek onaylanamamış olduÄŸu Sevr AntlaÅŸması'nı 29 Eylül ve 30 Ekim 1923 tarihli tasdik belgeleriyle onaylamıştır. Protokol okunduÄŸu zaman baÅŸka nasıl bir anlam çıkabileceÄŸini anlamak gerçekten zordur. Tam tersine, Yunan DışiÅŸleri'nin iddialarının tersini ortaya koymak için katmerli bir sistem bulunduÄŸuna iÅŸaret etmek oldukça kolay gözükmektedir, çünkü, Batı Trakya'yı Bulgaristan'dan alarak Müttefikler'e veren 1919 Neuilly AntlaÅŸmasının 16. maddesi, Yunanistan'ın BaÅŸlıca Müttefik ve Ortak Devletler'le antlaÅŸma imzalayarak, kendi sınırları içindeki azınlıkları koruyacağı hükmünü getirmekte, 10 AÄŸustos 1920'de Sevr'de B. Britanya, Fransa, Ä°talya ve Japonya ile Yunanistan arasında Trakya konusunda imzalanan antlaÅŸmanın 3. maddesinin 2. paragrafı ile de Yunanistan, bu korumanın Batı Trakya'ya da uygulanacağını doÄŸrulamaktadır. Bu koruma da, Trakya konusundaki antlaÅŸma ile aynı yer ve tarihte imzalanmış bulunduÄŸu daha önce belirtilmiÅŸ bulunan Yunan Sevr'inde ayrıntısıyla belirlenecektir.



XVI numaralı protokol'ün çeÅŸitli yazarlar tarafından yorumu da yukarıda söylenenlere katılmakta olup, Yunan DışiÅŸleri'nin tezini destekler olmaktan uzak bulunmaktadır. Milletler Cemiyeti Dernekleri Uluslararası BirliÄŸi'nin daha önce de sözü edilen Raporlarından üçüncüsünde yayınlanan ve Soy, Dil ve Din Azınlıkları Özel Komisyonu baÅŸkanı Willoughby Dickinson imzasını taşıyan incelemede, Lozan'ın 37.-45. maddelerinin, 10 AÄŸustos 1920 tarihinde imzalanan Sevr AntlaÅŸması ve aynı yerde ve tarihte Trakya'nın statüsüyle ilgili olarak imzalanan antlaÅŸmayla "izah edilmiÅŸ ve tanımlanmış" olacağı söylenmektedir. Gene aynı rapor'da yayımlanan ve Birlik Sekreter Yardımcısı William O'molony imzasını taşıyan "Türkiye ve Yunanistan'da Azınlıkların Bugünkü Durumu" baÅŸlıklı yazı, Lozan AntlaÅŸması'nın doÄŸrudan ve dolaylı olarak iki tip güvence getirdiÄŸini ve bunların üç grupta sınıflandırılabileceÄŸini söylemektedir: 1) Bizzat Lozan AntlaÅŸması'nın 37.-45. maddeleri, 2) Yunanistan'daki azınlıkların korunmasına iliÅŸkin Sevr AntlaÅŸması'nın hükümleri, 3) Sevr'de Trakya konusunda imzalanmış antlaÅŸmanın hükümleri. Yazara göre, Lozan'daki XVI numaralı protokol'ün anlamı, Lozan'ın yürürlüÄŸe girdiÄŸi an, sözü edilen diÄŸer iki antlaÅŸmadaki azınlık koruma maddelerinin uygulanmasını da ardısıra sürükleyeceÄŸidir. Böylece Lozan'ın 37.-45. maddeleri izah edilmiÅŸ ve tanımlanmış olacaktır.
 


‹‹‹ geri dön
Arşiv ››› 
 
  copyright © abttf.org
      Toplam : 1664408    Bugün : 15    Son : 2:20    Aynı anda : 13031
ABTTF
Bati Trakyaya Calisma Ziyareti, 17-20.09.2018
ABTTF Olagan Mali Genel Kurulu, 03.03.2018, Giessen, Almanya
ABTTF Ilkbahar Eglencesi 2012
RML2future Konferansi, 17-18.01.2012 Bolzano, Italya
AGIT Toplantisi Varsova 2017.09.13-16
Bati Trakyaya Kesif Ziyareti, 16-20.10.2012
Specials
Teknoloji