Forum! New!


Facebook
Twitter

Batı Trakya'da Osmanlı Gücünün Azalması


Kanûnî Sultan Süleyman devrinde zirveye ulaÅŸan Osmanlı Devleti, 16. asır sonlarında gerilemeye baÅŸlamış ve 17. y.y.'da "Köprülülerin" idâresinde son kalkınma hamlesini yaptıktan sonra, 1682 yılında baÅŸlayan harpte Avusturya ve müttefiklerine yenilerek, Karlofça barış antlaÅŸmasını imzalamak zorunda kalmıştı (24 Recep 110 H. / 26 Ocak 1699 M.). Osmanlı Devleti için bir dönüm noktası sayılan bu antlaÅŸmayla, Avusturya, Venedik, Lehistan ve Rusya'ya ilk defa olarak büyük bir toprak parçası terkedilmiÅŸ; böylece Osmanlı askerî gücünün düÅŸman karşısında zayıfladığı ortaya çıkmıştır. Osmanlı Devletinin zayıflamasından istifade etmek isteyen Rusya, Çar I. Petro'dan itibaren sıcak denizlere inmek amacıyla Balkanlarda askeri harekâta baÅŸlamıştır. Osmanlı Devletinin zayıflamasından yararlanan Rusya, Çar 1. Petro devrinden itibaren Balkanlarda askerî harekata baÅŸlamış, 1774 Küçük Kaynarca AntlaÅŸmasıyla Osmanlı Devletindeki Ortodoksların himayesini ele alarak Karadeniz'den Ege'ye kadar olan bölgelerde etkisini arttırmıştı. Bu tarihten itibaren 18. yüzyıl sonuna kadar meydana gelen geliÅŸmeler, Rusya'nın Osmanlı Devleti karşısındaki tehdit ve baskısının daha da artmasına sebep olmuÅŸtur. 1789 Fransız Ä°htilali ile güçlenen milliyetçilik fikirlerinin Osmanlı Devletinde yayılmasıyla çıkan Sırp (1804-1817) ve Yunan (1815-1830) isyanları, 1814'te Etniki Eterya DerneÄŸinin kurulmasıyla baÅŸlayan Yunan bağımsızlık hareketi, Osmanlı'nın, bölge siyaseti içindeki zayıflama sürecini hızlandırmıştı. Yunanlıların 1821-1829 yılları arasında Osmanlı Devletine karşı  giriÅŸtikleri mücadelede Rusya, Yunanlıları desteklemiÅŸ, Fransa ve Ä°ngiltere de Rusya'nın Yunanistan üzerinde tek başına hak sahibi olmasını engellemek için yine Yunanistan'ın yanında yer almışlardı. Rusya'nın, 1806-1812 yılları arasında yürüttüÄŸü savaÅŸ sonucunda imzalanan BükreÅŸ AntlaÅŸmasıyla Eflak-BoÄŸdan ve Besarabya'yı iÅŸgalinden sonra, Osmanlı Devleti ile Rusya arasında yapılan 1828-29 savaşı neticesinde imzalanan Edirne AntlaÅŸmasıyla (14 Eylül 1829) Sırbistan ve Eflak-BoÄŸdan'a geniÅŸ ölçüde muhtariyet verilmiÅŸti. Aynı yıl içinde daha önce, Ä°ngiltere, Fransa ve Rusya arasında Londra'da imzalanan bir protokolle Yunanistan'ın bağımsızlığı öngörülmüÅŸ, bu karar yine Edirne AntlaÅŸmasıyla Osmanlı Devletine kabul ettirilmiÅŸti. Edirne Muahedesi Yunanistan'a istiklâl kazandırmışsa da Rusya'ya hiç bir fayda saÄŸlamamıştı. Bu yüzden Türk düÅŸmanlığını millî bir siyaset haline getiren Ruslar, Balkan milletlerini tahrikle Osmanlı Devletinin başına çeÅŸitli gaileler çıkarmaktan geri kalmıyorlardı. Bu hareketler sebebiyle 1853 yılında çıkan "Kırım Harbi"nde Ä°ngiliz ve Fransızlar da Osmanlı yanında yer almalarıyle Ruslar feci bir maÄŸlubiyete uÄŸramışlar ve 1856'da imzalanan "Paris Muâhedenamesi"yle, iki tarafın da Karadenizde tersane kurması ve donanma bulundurması yasaklanmıştı. Bu geliÅŸmeler yanında Rumeli'de çıkan isyanlar, Rusya ve Avrupa devletlerinin müdahaleleri, ve bölge halklarının Osmanlı idaresine baÄŸlılıklarının azalması, Rumeli'de ve dolayısıyla Batı Trakya'daki Türk varlığının gerilemeye baÅŸlamasında bir dönüm noktası olarak kabul edilebilecek olan 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşını hazırlayan unsurlar olmuÅŸtur.
 


‹‹‹ geri dön
Arşiv ››› 
 
  copyright © abttf.org
      Toplam : 1664413    Bugün : 20    Son : 4:08    Aynı anda : 13031
ABTTF
ABTTF Ilkbahar Eglencesi 2012
Guney Tirol Kesif Ziyareti, 26-29.05.2016, Guney Tirol, Italya
ABTTF İftarı 2015
Avrupa Parlamentosu Geleneksel Azinliklar Intergrubunda Sunum, 14.03.2013, Strazburg
Berlin Buyukelciligi iftar 2015
Bati Trakya ya Kesif Ziyareti 2017.09.10-13
Specials
Teknoloji