Forum! New!


Facebook
Twitter

Osmanlı Türkleri'nin Batı Trakya'yı Fethi


Türklerin güneyden Rumeli'ye geçiÅŸleri, ilk olarak Osmanlılardan önce, AydınoÄŸlu Umur Bey tarafından gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir. Bizans Ä°mparatorluÄŸu tacı için, III. Andranikos'un ölümü üzerine baÅŸlayan çekiÅŸmeden büyük demostik (Ä°mparatordan sonra gelen kara orduları komutanı) Kantakuzen'e yardım etmek üzere donanmasıyle Rumeli'ye geçti.




Umur Bey, 1344 yılına kadar Kantakuzen'e yardım etti. Ancak, bu tarihten sonra Kantakuzen, Umur Bey'in de tavsiyesine uyarak Osmanlı PadiÅŸahı Orhan Gazi'ye kendisine yardım etmesi için baÅŸvurdu. Orhan Gazi'nin oÄŸlu Süleyman PaÅŸa, kumandasındaki 20.000 kiÅŸilik Türk kuvvetini Rumeli'ye geçirdi. Bu kuvvetler Edirne'nin geri alınması için Kantakuzen'e yardım etmiÅŸler, geri dönüÅŸlerinde Çimpe (Çimpi) Kalesi'ne bir miktar kuvvet bırakmışlardır. Daha sonra Gelibolu ÅŸehir ve limanını alarak Rumeli'de yerleÅŸmek için bir köprübaşı elde etmiÅŸ oldular.



Osmanlı Türklerinin Gelibolu'ya yerleÅŸmeleri, Avrupalıların dikkatlerini çektiysede, Balkanların durumunun karışık olması Türklerin iÅŸini kolaÅŸlaÅŸtırdı. Malkara, TekirdaÄŸ ve Bolayır alındıktan sonra, Avrupa devletleri ve Bizans tarafından yapılacak bir müdahale ihtimali de göz önüne alınarak Anadolu'dan bu bölgeye Türk ve Arap göçmenleri geçirilmiÅŸ, Gelibolu ve Marmara sahillerine yerleÅŸtirilmiÅŸlerdir.



Süleyman PaÅŸa'nın ve Orhan Bey'in vefatlarıyla, ÅŸehzade Murat Bey'in Bursa'ya dönüÅŸü, Rumeli'deki fetih hareketlerini büyük ölçüde aksatmış, Bizanslılar ileri bir yürüyüÅŸle Malkara ve Çorlu'yu geri aldıkları gibi, Marmara sahillerini de elde etmeye çalışmışlardır. Osmanlı PadiÅŸahı'nın baÅŸlarında olmadığı bir anda Rumeli'deki kuvvetlere kumanda eden Lâla Åžahin PaÅŸa, hacı Ä°lbey ve Evranos Beyler, Bizanslılara karşı ÅŸiddetle mukavemet ederek, Rumeli'de çıkması muhtemel bir paniÄŸi önlemiÅŸlerdir.



I Murat Anadolu'da iÅŸleri yoluna koyup, Balkanlarda tekrar fetihlere baÅŸladığı sırada, buralardaki siyasi durum, Osmanlı ilerlemesini kolaylaÅŸtıracak vaziyette idi. Sırp hükümdarı DuÅŸa'nın ölümünden sonra Sırbistan prensleri birbiriyle mücadele ederken, Bulgarlar ve Rumlar da dahili mücadele içerisindeydiler. Latinler ise yukarıda saydığımız unsurlarla daimi anlaÅŸmazlık halindeydiler. Kuzeyde Macar Kralı Büyük LayoÅŸ'un, güneyde Venediklilerin KatolikliÄŸi, Ortodoks Balkanlara zorla kabul ettirme teÅŸebbüslerini, bu bölgenin yerli halkı benimsemiyordu. Bu durum, adalet ve vicdân hürriyetine büyük bir titizlik gösteren Osmanlıların yerli halkın sempatisini kazanmasına sebep olmuÅŸ ve fethi kolaÅŸlaÅŸtırmıştır.



Daima ilerleyen ve ilk önce bir uç beyliÄŸi olarak kurulan Osmanlı Devleti, I. Murat'tan itibaren düzenli ordularla ve Lâla Åžahin PaÅŸa, Evranos Bey, Hayreddin PaÅŸa gibi deÄŸerli kumandanlar sayesinde, Ferecik'ten baÅŸlayarak, Gümülcine, Ä°skeçe, Drama, Kavala, Serez ve Karaferya kasabalarını da eline geçirerek Batı Trakyanın tamamını fethetmiÅŸtir (1363-1374). Batı Trakya'ya 1363 yılından önce de Anadolu'dan bazı müslüman Türk boylarının gelip yerleÅŸtiÄŸini biliyoruz. Gümülcine Kırmahalle Cami'nin için de bizzat gördüÄŸümüz (581 H. / 1185 M.) tarihli bir kabir taşı bulunmaktadır. Bu bölgenin fethinden önce ÅŸu veya bu sebeple oraya giden Türklerin bölgede yaÅŸadıklarını göstermektedir. Daha sonra kademe kademe Balkan yarımadasının tamamı fethedilmiÅŸ Mora'nın alınması kesin olarak gerçekleÅŸip, Yunanistan'ın Osmanlı topraklarına katılmasıyla fetih hareketleri, Osmanlıların tâkip ettikleri kademeli fetih politikasıyla 16. asra kadar sürmüÅŸtür.



Osmanlılar, Balkanlarda feth ettikleri topraklara Anadolu'dan Türk oymakları getiriyor, bu topraklardaki ÅŸehir ve kasabalara yerleÅŸtiriyorlardı. Osmanlı döneminde Rumeli'de büyük iskan politikaları izlenmiÅŸtir. Ä°lk iskan faaliyeti Sultan Orhan zamanında yapılmış, Karesi halkından bir grup göçebe 1357'de Gelibolu çevresine ve daha sonra da Hayrabolu'ya yerleÅŸtirilmiÅŸtir. Daha sonra I. Murat devrinde, Saruhan bölgesindeki yörükler Serez bölgesine yerleÅŸtirilmiÅŸ, ayrıca 1400 yılında Menemen ovasında bulunan yörükler Filibe'ye sürülmüÅŸlerdir. Teselya'nın fethinden sonra buraya da önemli sayıda yörük kavimleri yerleÅŸtirilmiÅŸ, Osmanlıların YeniÅŸehir olarak adlandırdıkları bugünkü Larissa ÅŸehri kurulmuÅŸtur. Ayrıca, Tanrıdağı (Karagöz) yörükleri 1453 ile 1642 arasında Demirhisar, Kelmeriye, Drama, Kavala, Sarışaban, ÇaÄŸlayık, Yenice-i Karasu, Gümülcine, EÄŸrican, Dimetoka, Ferecik ile DoÄŸu Trakya ve Bulgaristan'a, Selanik yörükleri Makedonya ve Tesalya'ya, Ofçabolu yörükleri Manastır, Kosova, Bulgaristan ve Dobruca'ya, Vize yörükleri DoÄŸu Trakya ile Dimetoka ve Hasköy'de iskan edilmiÅŸlerdir. Bu oymakların Rumeli'de çoÄŸalmaları ve geniÅŸ alanlara yayılmaları, Osmanlı Devletinin bu bölgede yaÅŸayan halka yönelik kanun ve nizamnameler çıkarmasına sebep olmuÅŸtur. Osmanlı Devleti buralardaki yerli aristokrasiyi kendi askerî sınıfı içine almaya çalışmış, Ortodoks Metropolit ve Piskoposlarına tımar tahsis etmiÅŸ, önemli manastırların imtiyazlarını onaylamış, birçok ÅŸehirlerin eski imtiyaz ve vergi muafiyetlerini devam ettirmiÅŸtir. Osmanlıların Balkanlardaki fetihleri sırasında yerli halkın Osmanlı idaresini tercih etmesi, bu fetihleri kolaylaÅŸtıran bir faktör olmuÅŸtur.
 


‹‹‹ geri dön
Arşiv ››› 
 
  copyright © abttf.org
      Toplam : 1664410    Bugün : 17    Son : 2:42    Aynı anda : 13031
ABTTF
Avrupa Parlamentosunda Konferans, 28.11.2012, Bruksel
Avrupada Dil Haklari Konferansi, 05-07.12.2013, Cottbus, Almanya
Bati Trakyaya Kesif Ziyareti, 16-20.10.2012
Habitat2008
20. Dr. Sadik Ahmet Futbol Turnuvasi ve Kultur Soleni, 08.06.2014, Duisburg
Guney Tirol Kesif Ziyareti, 26-29.05.2016, Guney Tirol, Italya
Specials
Teknoloji